29th
Şubat
2008
Ilk Islam universitesinde soru cevaplar!..
Ilk Islam universitesi, Rasûlullah’in (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’deki mescididir. Bu universitenin ilk hocasi da Allah Rasûlu Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisidir. Yatili ogrencileri ashab-i suffa, disaridan devamli ogrencileri de sahabe cemaatidir, diye dusunebiliriz… Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) namaz vakitlerinde mescidini bir ibadethane olarak kullandigi gibi, namaz sonrasinda da bir ogretim merkezi haline getiriyor, kadin erkek tum Muslumanlar bu universitede Islam kulturunun temellerini ogreniyorlardi.
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu ilk ogrencileriyle o kadar mutevazi sekilde muhatap oluyordu ki, bizzat kendisi bazen bilmece gibi sorular soruyor, sorma ve ogrenme konusunda rahatlatici olmaya dikkat ediyordu.
Nitekim bir gun, Ubey bin Kaab’a (radiyallahu anh) Kur’an’da manasi en genis ve sevabi en cok olan ayeti soyle sordu :
Devamını Okumak İçin Tıkla »
Kategori Sorularla İslam, İlim Öğreniyorum |
29th
Şubat
2008
Anne-babanin gunahlari cocugu etkiler mi?
Ister anne-baba, ister cocukla alakali olsun, her sey Levh-i Mahfuz’da tespit edilmistir. Levh-i mahfuz, ilm-i Ilahi’nin mahlukata taalluk eden plan ve alaninin unvanidir. Kur’an’da buna “Imam-i Mubin” de denilmektedir. Zerrelerin hareketinden sistemlerin deveranina kadar her sey bu levhada tespit edilmistir.
Levh-i Mahfuz’da yazilmadik hicbir sey yoktur. Buna dogacak cocugun bir said mi saki mi olacagi da dahildir. Buradaki her mesele, bu buyuk defterden alinmak suretiyle kucuk defter olan ve Hakiki Zaman’in bir unvani olan Levh-i Mahv ve Isbat’ta istinsah edilir. Yani gelmis ve gelecek, illet-malul, sebep-musebbep kiyamete kadar manzar-i âlâdan kendilerine bakan ilm-i Ilahi altinda, ne olacak, nereye gidecek, kac adim ileriye veya geriye cekilecek butun bunlarin hepsi tespit edilmistir ve bunu sadece Allah bilmektedir.
Ayrica bu buyuk defterden (Levh-i Mahfuz) her hususun alinmasi ve teker teker Levh-i Mahfuz’un numunesi olan kucuk defterlere istinsah edilmesi soz konusudur. Mesela rahm-i mâderde spermle yumurta bulustugu andan itibaren gelismeler baslayinca yeni bir kitabet de baslar. Kâinatin misal-i musaggari (kucultulmus bir ornegi), buyuk kitabin nusha-i sugrasi (kucuk kopyasi) yeni bir varlik meydana gelir. (Tabii bu, âlem-i mulk itibariyledir. Yoksa melekût âlemi itibariyle insan, kâinattan daha buyuktur. Kâinat insanda matvidir, durulmustur.) Bu yeni varlik meydana gelince Allah’in emriyle melekler buyuk defterden onunla alakali hususlari kayd ederler. Ister Levh-i Mahfuz’daki yazi olsun, ister Levh-i Mahv ve Ispat’in bir parcasi olan bu misal-i musaggardaki yazi olsun, her ikisi de Allah’in ilmî ve ittilai altindadir.
Ne var ki, insanin iradesi, cevrenin tesiri ve ayni zamanda ortam sartlari hesaba katilmadan bir takdir de yapilmamaktadir. Binaenaleyh Levh-i Mahfuz’da, sekavetine veya saadetine delalet eden isler hesaba katilmadan bir insan hakkinda ne “said” ne de “saki”dir hukmu verilmez. Cenab-i Hak kisinin dalalet yoluna gidecegini bildigi icin o kisi hakkinda “dalalete gidecek” seklinde yazilmistir.
Devamını Okumak İçin Tıkla »
Kategori Sorularla İslam, İslamda Aile ve Çocuk |
28th
Şubat
2008
“ma meleket eymanukum”: “Sağ Elinizin Malik oldukları” ya da “Sağ Elinizin altındakiler” olarak bir çok Türkçe mealde çevrilen bu ifade neyi ifade etmektedir? İlk Dönem muhatapları, Kur’an Nesli, bu deyimle neyi anlıyorlardı? Bu soruların cevaplanması Kur’an’ın kadın anlayışını ve cariye hukukunu şekillendiren noktalardan birisidir.
Bu deyimin “Yeminleştikleriniz” ya da “Antlaşma Yaptıklarınız” olarak türkçede ifade edebileceğimiz gerçek anlamı Kur’an’ın bütünlüğünde ve başka konulardaki geçiş yerlerinde belirlenmiştir. “Sağ elin altı” olarak koruyuculuğu ve gözetimi, sorumluluğu ifade eden bu deyim “KAVVAM” Kavramıyla da örtüşmektedir.(4:34) Müslüman erkeklerin ve Müslüman kadınların cinsel,sosyal aile hukuku dairesi içinde birlikte yaşayabilmeleri için “antlaşmalı” olmaları şarttır. Dolayısıyla Arap kültüründe Erkeğin “Kavvam”lığını yani hanımı üzerindeki gözeticiliğini, sorumluluğunu belirtmek için kullanılan “Sağ elin altındakiler”
ifadesi Mümin erkeklerin nikahlı (antlaşmalı) olduğu kadınları ifade eder. Cariyelerden nikahsız faydalanabileceği görüşü ise Kur’an’ın aile anlayışına taban taban zıt bir eğilimdir.
Bu eğilime itirazlarımızı şu maddelerle sıralayabiliriz:
1-Öncelikle Kadın bir cinsel faydalanma ve haz alma “aracı” değildir.
2-Cinsellik te salt bir “haz” eylemliliği değildir. Cinsel İlişki iki kişi arasındaki psikolojik uyumun sonucu olarak birbirlerinde huzur bulmalarını, uyumlu bir bütünleşmeyle kendilerini ifade etmelerini sağlayan bir nimettir. (30:21)
Devamını Okumak İçin Tıkla »
Kategori Sorularla İslam, İlim Öğreniyorum |