Muhammediler İlim Yurdu

ABDESTIN FAZILETLERI

15th Şubat 2008

ABDESTIN FAZILETLERI

3551 - Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“ALLAH’in hatalari silmeye ve dereceleri yukseltmeye vesile kildigi seyleri size soylemiyeyim mi?”

“Evet ey ALLAH’in Resulu, soyleyin!” dediler. Bunun uzerine saydi:

“Zahmetine ragmen abdesti tam almak. Mescide cok adim atmak. (Bir namazdan sonra diger) Namazi beklemek. Iste bu ribâttir, iste bu ribâttir. Iste bu ribâttir.”

Muslim, Tahâret 41, (251); Muvatta, Sefer 55, (1,161); Tirmizi, Tahâret 39, (52); Nesâi, Tahâret 106.

3552 - Ukbe Ibnu Âmir radiyALLAHu anh anlatiyor: “Uzerimizde develeri gutme isi vardi, (bunu sirayla yapiyorduk.) (Bir gun) gutme nobeti bana gelmisti. Gunun sonunda develeri kira ben cikariyordum. (Birgun, nobetimden donuste) Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a geldim, ayakta halka hitabediyordu. Soylediklerinden su sozlere yetistim:

“Guzelce abdest alip, sonra iki rek’at namaz kilan ve namaza butun ruhu ve benligi ile yonelen hic kimse yoktur ki kendisine cennet vâcib olmasin!”

(Bunlari isitince kendimi tutamayip:) “Bu ne guzel!” dedim. (Bu sozum uzerine) onumde duran birisi:

“Az once soyledigi daha da guzeldi!” dedi. (Bu da kim? diye) baktim. Meger Omer Ibnu’I-Hattâb’mis. O, sozune devam etti:

“Seni gordum, daha yeni geldin. Sen gelmezden once soyle demisti:

“Sizden kim abdestini alir ve bunu en guzel sekilde yapar, sonra da: “Eshedu en lâ ilâhe illALLAH ve eshedu enne Muhammeden abduhû ve Resûluhu. (Sehâdet ederim ki ALLAH’tan baska ilah yoktur ve yine sehadet ederim ki Muhammed ALLAH’in kulu ve Resûludur)” derse, kendisine cennetin sekiz kapisi da acilir; hangisinden isterse oradan cennete girer.”
Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori Namaz ve Abdest | Yorum Yok

15th Şubat 2008

Namazın kamil olması

ÜÇYÜZBEŞİNCİ MEKTÛB

Bu mektûb, mîr seyyid Muhibbullaha yazılmıştır. Namazın temâm ve kâmil olmasını ve mübtedî ile müntehî namazları arasındaki farkı bildirmektedir:

ALLAHü teâlâya hamd olsun. Onun seçdiği, sevdiği iyi insanlara selâm ve rahatlıklar olsun! ALLAHü teâlâ seni doğru yoldan ayırmasın! Namazın kusursuz, kâmil olması, bu fakire göre, fıkh kitaplarında uzun uzadıya yazılmış olan farzlarını, vâciblerini, sünnetlerini ve müstehâblarını yerlerine getirmekle olur. Namazı temâmlamak için, bu dört şeyden başka yapılacak birşey yoktur. Namazın (Huşû’)u [yâni her uzvun tevâzu göstermesi], bu dört şeyi yapmaktır. Kalbin (Hudû’)u, [yâni ALLAH korkusu] da yine bunları temâm yapmakla olur. Bazıları, bu dördünü uzun uzadıya öğrenip ezberlemekle, namazımız temâm oldu deyip, bu öğrendiklerini iyi yapmakta gevşek davranmışlar. Bundan dolayı namazın kemâlâtından az birşey kazanabilmişlerdir. Bir kısmı da, namazda dünyayı unutup, kalblerinin ALLAHü teâlâ ile olmasına ehemmiyyet verip, âzaların edebli bulunmasını gözetmemişler. Yalnız farzları ile sünnetlerini yerine getirmişlerdir. Bunlar da namazın hakîkatini anlıyamamıştır. Namazın kemâl bulmasını, namazdan başka şeyde aramışlardır. Çünki, namazda kalbin hazır olması, şart değildir. Hadis-i şerifde, (Kalb hazır olmazsa, namaz da olmaz) buyuruldu ise de bu, kalbin, yukarıda bildirilen dört şeyin yapılmasında hazır olması, uyanık olması demektir. Yâni bunların hepsinin yapılmasında gevşeklik olmamasına dikkat etmektir. Kalbin bundan başka, hazır olmasını bu fakir düşünemiyorum.

Süâl: Namazın temâm olması ve kemâl bulması, bu dört şeyi yapmakla olunca ve bundan başka birşey ile kâmil olmıyacağına göre, başlangıcda bulunan bizim gibilerin namazı ile nihâyete kavuşmuş büyüklerin namazları, hattâ, bu dört şeyi yapan câhillerin namazları arasında ne fark kalır?
Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori Namaz ve Abdest | Yorum Yok

15th Şubat 2008

Cennetin makamları,Cennetteki Tûbâ agacı

Cennetin makamları

1179: Yine Ebû Hüreyre radiya’llâhu anh’den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla’llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

Her kim Allâh’a ve O’nun Resûlüne îmân eder de namaz kılar ve Ramazan’da oruç tutarsa, onu Cennet’e koymak ALLAH üzerine (sanki) bir hak olur. O kimse ister ALLAH yolunda cihâd etsin, isterse içinde doğduğu toprağında, (evinde) otursun. Bunun üzerine Ashâb:

Yâ Resûla’llâh! (Bu haberi) halka müjdelemez miyiz? demişlerdi. Resûl-i Ekrem (şöyle) söyle (yerek istidrâk eyle) di:

- Cennet’te yüz derece vardır ki, ALLAH onları ALLAH yolunda cihâd eden mücâhidler için hazırlamıştır. İki derece arasındaki mesâfe, gökle yer arasındaki mesâfe gibidir. Siz ALLAH’dan (Cennet) istemek dilediğinizde Ondan Firdevs’i isteyin!. O, Cennet’in efdalidir ve Cennet’in en yücesidir. Râvî diyor ki: Öyle zannediyorum ki, (Şeyhim Füleyh): “Firdevs’in üstünde Arş-ı Rahmân vardır” demişti. Cennet’in ırmakları da Firdevs’ten akar.

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori Cennet Cehennem | Yorum Yok


Giriş
ListeNur.de - islami siteler listesi