Muhammedilerin İlim Yurdu

ABDESTIN FAZILETLERI

15th Şubat 2008

ABDESTIN FAZILETLERI

Kategori Namaz ve Abdest |

3551 - Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“ALLAH’in hatalari silmeye ve dereceleri yukseltmeye vesile kildigi seyleri size soylemiyeyim mi?”

“Evet ey ALLAH’in Resulu, soyleyin!” dediler. Bunun uzerine saydi:

“Zahmetine ragmen abdesti tam almak. Mescide cok adim atmak. (Bir namazdan sonra diger) Namazi beklemek. Iste bu ribâttir, iste bu ribâttir. Iste bu ribâttir.”

Muslim, Tahâret 41, (251); Muvatta, Sefer 55, (1,161); Tirmizi, Tahâret 39, (52); Nesâi, Tahâret 106.

3552 - Ukbe Ibnu Âmir radiyALLAHu anh anlatiyor: “Uzerimizde develeri gutme isi vardi, (bunu sirayla yapiyorduk.) (Bir gun) gutme nobeti bana gelmisti. Gunun sonunda develeri kira ben cikariyordum. (Birgun, nobetimden donuste) Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a geldim, ayakta halka hitabediyordu. Soylediklerinden su sozlere yetistim:

“Guzelce abdest alip, sonra iki rek’at namaz kilan ve namaza butun ruhu ve benligi ile yonelen hic kimse yoktur ki kendisine cennet vâcib olmasin!”

(Bunlari isitince kendimi tutamayip:) “Bu ne guzel!” dedim. (Bu sozum uzerine) onumde duran birisi:

“Az once soyledigi daha da guzeldi!” dedi. (Bu da kim? diye) baktim. Meger Omer Ibnu’I-Hattâb’mis. O, sozune devam etti:

“Seni gordum, daha yeni geldin. Sen gelmezden once soyle demisti:

“Sizden kim abdestini alir ve bunu en guzel sekilde yapar, sonra da: “Eshedu en lâ ilâhe illALLAH ve eshedu enne Muhammeden abduhû ve Resûluhu. (Sehâdet ederim ki ALLAH’tan baska ilah yoktur ve yine sehadet ederim ki Muhammed ALLAH’in kulu ve Resûludur)” derse, kendisine cennetin sekiz kapisi da acilir; hangisinden isterse oradan cennete girer.”

Ebu Davud’un rivayetinde “…abdesti guzel yaparsa…” denmistir.

Tirmizi’nin rivayetinde “….resûluhu (ALLAH’in …Resûlu)” kelimesinden sonra “ALLAH’im, beni tevbe edenlerden kil, temizlenenlerden kil” duasi da vardir.

Ebu Davud, Taharet 65, (169); Tirmizi, Taharet, 41, (55).

3553 - Hz. Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mu’min -veya musluman- bir kul abdest aldi mi yuzunu yikayinca, gozuyle bakarak isledigi butun gunahlar su ile -veya suyun son damlasiyla- yuzunden dokulur iner, ellerini yikayinca elleriyle isledigi hatalar su ile birlikte -veya suyun son damlasiyla- ellerinden dokulur iner. Ayaklarini yikayinca da ayaklariyla giderek isledigi butun gunahlari su ile -veya suyun son damlasiyla- dokulur iner. (Oyle ki abdest tamamlaninca) gunahlarindan arinmis olarak tertemiz cikar.”

Muslim, Tahâret 32, (244); Muvatta, Tahâret 31, (1, 32); Tirmizi, Tahâret 2, (2).

3554 - Hz. Osman radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim abdest alir ve abdestini guzel yaparsa hatalari vucudundan tirnak diplerine varincaya kadar cikar dokulur.”

3555 - Bir baska rivâyette soyle gelmistir: “Hz. Osman radiyALLAHu anh abdest aldi ve dedi ki:

“Ben Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in su benim abdestim gibi abdest aldigini, sonra da soyle soyledigini gordum: “Kim bu sekilde abdest alirsa gecmis gunahlari affedilir, namazi ve mescide kadar yurumesi de nafile (ibadet) olur.”

Buhari, Vudu 25; Muslim, Tahâret 8, (229).

3556 - Amr Ibnu Abese es-Sulemi radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Sizden kim abdest suyunu hazirlar, mazmaza ve istinsakta bulunur (agzina ve burnuna su ceker) ve sumkururse, mutlaka yuzunden, agzindan, burnundan hatalari dokulur. Sonra ALLAH’in emrettigi sekilde yuzunu yikarsa, sakalin(in bittigi mahallin) etrafindan su ile birlikte yuzu ile isledigi gunahlar dokulur. Sonra dirseklere kadar kollarini yikayinca, ellerinin gunahlari su ile birlikte parmak uclarindan dokulur gider. Sonra basini meshedince, basinin gunahlari sacin etrafindan su ile birlikte akar gider. Sonra topuklarina kadar ayaklarini yikayinca, ayaklarinin gunahlari, parmak uclarindan su ile birlikte akar gider. Sonra kalkip namaz kilar, ALLAH’a hamd ve senâda bulunur, O’na layik sekilde tazimini gosterir ve kalbinden ALLAH’tan baskasini(n korku ve muhabbetini) cikarirsa, annesinden dogdugu gundeki gibi butun gunahlarindan arinir.”

Muslim, Musâfirin 294, (832).

3557 - Abdullah es-Sunâbihi radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mu’min kul abdest aldikca mazmaza yapti mi (agzini yikadi mi) gunahlar agzindan cikar. (Burnunu sumkurdu mu) gunahlar burnundan cikar, yuzunu yikadi mi gunahlar goz kapaklarinin altina varincaya kadar yuzunden cikar. Ellerini yikadi mi gunahlar tirnak diplerine varincaya kadar ellerinden cikar. Basini meshetti mi, gunahlar kulaklarina varincaya kadar basindan cikar. Ayaklarini yikadi mi, gunahlar ayak tirnaklarinin altina varincaya kadar ayaklarindan cikar. Sonra mescide kadar yurumesi ve kilacagi namaz nafile (bir ibâdet) olur.”

Muvatta, Tahâret 3 0, (1, 31); Nesâi, Tahâret 3 5, (1, 74); Ibnu Mâse, Tahâret 6, (283).

3558 - Ebu Umâme el-Bâhili radiyALLAHu anh anlatiyor: “Amr Ibnu Abese radiyALLAHu anh’i dinledim, diyordu ki: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a: “Abdest nasil alinir?” diye sordum. Soyle acikladi:

“Abdest mi? Abdest alinca soyle yaparsin: Once iki avucunu tertemiz yikarsin. Sonra yuzunu ve dirseklerine kadar ellerini yikarsin. Basini meshedersin, sonra da topuklarina kadar ayaklarini yikarsin. (Bunlari tamamladin mi) butun gunahlarindan arinmis olursun. Bir de yuzunu Aziz ve Celil olan ALLAH icin (secdeye) koyarsan, anandan dogdugun gun gibi, hatalarindan cikmis olursun.”

Ebu Umâme der ki: “Ey Amr Ibnu Abese dedim, ne soyledigine dikkat et! Bu soylediklerinin hepsi bir defasinda veriliyor mu?

“VALLAHi dedi, bilesin ki artik yasim ilerledi, ecelim yaklasti, (ALLAH’tan olumden cok korkar bir haldeyim), ne ihtiyacim var ki, ALLAH Resulu hakkinda yalan soyleyeyim! Andolsun soylediklerim, Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’dan kulaklarimin isitip, hafizamin da zabtettiklerinden baskasi degildir.”

Muslim, Musâfirin 294, (832); Nesâi, Tahâret 108, (1, 91, 92).

Bu hadis, Nesâi’nin metninden alinmadir. Amr Ibnu Abese radiyALLAHu anh’in musluman olusunu anlatan uzunca bir hadisin son kismidir.

3559 - Ibnu Omer radiyALLAHu anhumâ anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim abdestli oldugu halde abdest tazelerse, AIlah bu sebeple kendisine on (misli) sevab yazar.”

Tirmizi, Taharet 44, (59).

3560 - Ebu Said radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim abdest alip: “Subhâneke ALLAHumme ve bihamdike estagfiruke ve etubu ileyke. (Rabbim seni tenzih ederim, ALLAH’im hamdim sanadir, senden bagislanmak isterim, tevbem de sanadir)” derse, bu bir kâgida yazilir, sonra bir muhur uzerine naksedilir, sonra da Ars’in altina kaldirilir ve Kiyamete kadar (muhur) kirilmaz.”

Rezin tahric etmistir.

ABDESTIN SIFATI

3561 - Humrân Mevlâ Osman anlatiyor: “Hz. Osman radiyALLAHu anh su istemisti. (Getirdim. Aldi ve) uc kere ellerine dokerek yikadi. Sonra sag elini kaba sokup mazmaza ve istinsakta bulundu (agzina ve burnuna su alip yikadi). Sonra uc kere yuzunu, arkasindan da dirseklerine kadar uc kere ellerini yikadi. Sonra basina meshetti, sonra da topuklarina kadar ayaklarini ucer sefer yikadi ve:

“Ben Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’i, su abdestim gibi abdest alirken gordum. Abdesti bitince de soyle demisti:

“Kim su abdestim gibi abdest alir, arkasindan iki rek’at namaz kilar ve namazda kendi kendine (dunyevi bir sey) konusmazsa gecmis gunahlari affedilir.”

Buhari, Vudu 24, 28, Savm 27; Muslim, Taharet 3, 4, (226); Ebu Dâvud, Tahâret 50, (106); Nesâi, Tahâret 27, 2 8, 93, (1).

3562 - Ebu Davud’un Ibnu Muleyke’den kaydettigi bir baska rivâyette soyle gelmistir: “Hz. Osman radiyALLAHu anh’tan abdest hakkinda (nasil alinacagi) sorulmustu. Hemen su istedi ve derhal bir abdest kabi getirildi. Kaptan once sag eli uzerine su doktu (ve onu yikadi), sonra sag elini kaba batirdi, uc kere mazmaza, uc kere istinsakta bulundu. (onceki hadiste gectigi uzere zikretti. Hadisdte su ziyade var): “Sonra elini daldirip su aldi ve basina, kulaklarina meshetti, kulaklarin ic ve dislarini birer kere meshetti.”

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (108).

3563 - Yine Ebu Dâvud’un bir diger rivâyetinde soyle gelmistir: “Sag eliyle sol eli uzerine su doktu, sonra her ikisini de bileklere kadar yikadi.”

Ebu Dâvud, Taharet 50, (109).

Yine Ebu Dâvud ‘un bir diger rivâyetinde “Basini uc kere meshetti ” den mistir.

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (110).

3564 - Abdu Hayr anlatiyor: “Hz. AIi radiyALLAHu anh bize geldi ve namaz kildi. (Namazdan sonra abdest) suyu istedi.

“Suyu ne yapacak, namazi kildi ya! Herhalde bize ogretmek istiyor!” dedik. Icinde su olan bir kapla bir legen getirildi. Kaptan sag eline su doktu: Uc defa ellerini yikadi. Sonra uc kere mazmaza ve istinsakta bulundu. Mazmaza ve istinsaki su aldigi eliyle yapti. Sonra uc kere yuzunu yikadi, sag elini uc kere yikadi, uc kere sol elini yikadi. Sonra elini kaba batirdi, bir kere basini meshetti. Sonra uc kere sag ayagini yikadi, uc kere sol ayagini yikadi. Sonra: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in abdestini bilmek kimin hosuna giderse, iste o boyledir!” dedi.”

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (111); Tirmizi, Tahâret 37, (48); Nesâi, Tahâret 75, (1, 68).

3565 - Nesâi’nin bir diger rivâyeti soyledir: “.. Basini meshetti.” -Sû’be, bir defasinda alnindan basinin gerisine kadar (eliyle) isâret etti- sonra dedi ki:

“Ellerini tekrar geri getirip getirmedigini bilmiyorum.”

Nesâi, Tahâret 76, (1, 68-69).

3566 - Ebu Dâvud’da, Ibnu Abbâs’tan yapilan bir diger rivâyet soyledir: “Ali radiyALLAHu anh yanima girdi. Su dokmus (kucuk abdest bozmus) idi. Abdest suyu istedi. Icinde su olan bir kap getirdik. Bana:

“Ey Ibnu Abbâs! Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’in nasil abdest aldigini sana gostereyim mi?” dedi. Ben de: “Evet goster!” dedim. Bunun uzerine su kabini elleri uzerine egdi ve ellerini yikadi. Sonra sag elini kaba soktu, onunla digeri uzerine su doktu, sonra iki avucunu yikadi. Sonra mazmaza ve istinsakta bulundu. Sonra iki elini birden kaba soktu. Ikisiyle birlikte su avuclayip yuzune carpti. Sonra basparmaklarini kulaklarinin on kismina soktu. Sonra ikinci, ucuncu sefer ayni seyleri tekrar etti. Sonra sag eliyle bir avuc su aldi ve bunu alnina doktu ve yuzu uzerine akmaya birakti. Sonra dirseklerine kadar kollarini ucer kere yikadi. Basini ve kulaklarinin arkasini meshetti. Sonra tekrar her iki elini beraberce kaba soktu. Bir avuc su alip onu pabuc icinde olan (sag) ayagina vurdu ve o su ile ayagini yikadi. Sonra ayni muameleyi diger ayagina, (sola) yapti.”

(Abdullas el-Havlani) der ki: “(Ibnu Abbâs’a) sordum: “Ayaklar ayakkabi icinde oldugu halde mi?”.

“Evet dedi, ayakkabi icinde oldugu halde.” Ben tekrar sordum:

“Ayakkabi icinde mi?”

“Evet! dedi, ayakkabi icinde!” Ben tekrar sordum: “Ayakkabi icinde mi?”

“Evet! dedi, Ayakkabi icinde.”

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (117).

Nesâi’nin bir diger rivâyetinde soyle denmistir. “…Sonra bir avuc su ile ucer defa mazmaza ve istinsakta bulundu.”

Nesâi, Tahâret 76, (1, 68).

3567 - Abdullah Ibnu Zeyd Ibni Asim Ibni’l-Ensâri radiyaIlahu anh’in anlattigina gore, kendisine:

“Bizim icin, Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in abdestiyle bir abdest al (da gorelim)!” diye talepte bulunuldu. O, hemen bir kap (su) isteyip, onceki hadiste anlatilan sekilde abdest aldi. Abdest alisini anlatan rivâyette su farkli aciklama var:

“Basini meshettikte ellerini (saclari ustunde) ileri ve geri dogru yuruttu. (soyle ki: Mesh ameliyesine basin on kismindan basladi ellerini enseye dogru goturdu. Sonra, basladigi yere kadar geri getirdi. Sonra ayaklarini yikadi.”

Buhari, Vudu 38; Muslim, Tahâret 18, 19, (235, 236); Muvatta, Tahret 1, (1, 18); Ebu Dâvud, Tahâret 50, (118,119,120); Tirmizi, Tahâret 27, 36, (35, 47); Nesai, Tahâret 80, 81, 82, (1, 71, 72).

Muslim’in bir rivâyetinde soyle denmistir: “Basini uc kere meshetti.”

3568 - Buhari rahimehullah’in bir rivâyetinde soyle denmistir:

“Resulullah aleyhissalâtu vesselâm (abdest uzuvlarini) ikiser kere yikayarak abdest aldi.”

Buhâri, Vudu 23.

Ebu Dâvud’un bir rivâyetinde, Mikdâm Ibnu Ma’dikerb’den su kaydedilir:

“Sonra basini, iciyle ve disiyla iki kulagini meshetti.”

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (121).

Yine Ebu Dâvud’un bir baska rivâyetinde soyle denmistir: “Kulaklarini icleriyle dislariyla meshetti, parmaklarini kulaklarinin deliklerine soktu.”

Ebu Dâvud, Tahâret 123.

3569 - Abdullah Ibnu Amr Ibni’l-As radiyALLAHu anhumâ anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a bir bedevi gelerek, abdestten sordu. Resulullah ona uzuvlarin ucer kere yikanmasini gosterdi. Sonra da:

“Abdest iste boyle alinir! Kim buna bir ziyâdede bulunursa, fena bir is yapmis olur, haddi asar ve zulmeder” buyurdu.”

Ebu Davud, Tahâret 51, (135); Nesâi, Tahâret 105, (1, 88). Bu metin Nesâi’ye aittir.

3570 - Ebu Dâvud’un bir rivâyetinde soyle gelmistir: ” ..Sonra basini meshetti. Sehadet parmaklarini kulaklarina soktu. Basparmaklariyla kulaklarinin dislarini meshetti. Sehadet parmaklariyla kulaklarin icini meshetti…” Rivâyetin sonunda su ifâde var:

“Abdest iste boyledir. Kim buna ziyadede bulunur veya bundan eksiltme yaparsa kotu bir is yapmis ve zulmetmis olur -yahut zulmetmis ve kotu bir is yapmis olur-.”

Ebu Dâvud, Tahâret 51, (135).

Nesâi’nin rivâyetinde ozetle soyle denmistir: “.. Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a bir bedevi geldi ve ondan abdest hakkinda sordu. Resulullah aleyhissalâtu vesselâm abdestin alinisini, uzuvlari ucer sefer yikayarak gosterdi, sonra soyle soyledi: “Abdest iste boyledir. Kim buna ziyâdede bulunursa kotu bir is yapmis, haddi asmis ve de zulmetmis olur. ”

Nesâi, Tahâret 105, (1, 88).

3571 - Ibnu Abbâs radiyALLAHu anhumâ anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm uzuvlarini birer kere yikayarak abdest aldi.”

Buhari, Vudu 22; Ebu Dâvud, Tahâret 53, (1, 38); Nesai, Tahâret 84, 85, (1, 73, 74).

3572 - Ebu Dâvud’un bir rivâyetinde Ibnu Abbâs radiyALLAHu anhumâ soyle der: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in nasil abdest aldigini size gostermemi ister misiniz?”

Icinde su olan bir kab istedi, sag eliyle bir avuc su aIdi, mazmaza ve istinsak yapti, sonra bir avuc daha aldi, bununla iki elini birlestirip (iki eliyle) yuzunu yikadi. Sonra bir avuc daha aldi bununla sag elini yikadi. Sonra bir avuc da aldi, bununla sol elini yikadi. Sonra bir avuc su daha aldi, sonra elini cirpti, sonra basini ve kulaklarini meshetti. Sonra bir kabza su daha aIdi sag ayaginin uzerine serpti, ayaginda nalin oldugu halde, sonra onu iki eliyle meshetti, elin biri ayagin ustunde, digeri de nalinin aItinda. Sonra ayni seyi sol ayaga yapti.”

Buhari, Vudu 7; Ebu Dâvud, Tahâret 52, (137); Nesâi, Tahâret 84, 85, (1, 73, 74).

3573 - Ebu Dâvud veTirmizi’nin bir baska rivâyetinde Rubeyyi’ Bintu Muavviz Ibni Afrân radiyALLAHu anhâ der ki: “. .avuclarini uc kere yikadi, yuzunu uc kere yikadi, bir kere mazmaza ve istinsak yapti. Ellerini ucer ucer yikadi. Basini iki kere meshetti. Basinin gerisinden basladi, sonra onunden. Iki kulagini da (meshetti) iclerini de, dislarini da. Ayaklarini da ucer ucer yikadi.”

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (126); Tirmizi, Tahâret 25, (33).

3574 - Bir diger rivayette: “Basin tamamini meshetti. Bunu, basin tepesinden baslayip sacin dokuldugu her tarafa ulasacak sekilde sacin seklini bozmadan icra etti” denmistir.

Ebu Dâvud, Tahâret, 50 (128).

3575 - Bir diger rivâyette soyle gelmistir: “…Basini meshetti, basin one gelen kismini da, arkaya gelen kismini da, sakaklarini da, kulaklarini da birer birer meshetti.”

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (129).

Bir diger rivâyette: “Elinde arta kalan su ile basini meshetti ” denmistir.

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (130).

3576 - Ebu Umame radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselam abdest aldi ve bunu, yuzunu uc, ellerini uc sefer yikayarak, “Kulaklar bastandir ” deyip basini da uc sefer meshederek yapti.”

Hammâd der ki: “Bu rivâyette gecen “Kulaklar bastandir” ibaresi, Ebu Umme’nin sozu mu yoksa Resulullah’in sozu mu bilemiyorum.”

Tirmizi, Taharet 29, (37); Ebu Davud, Taharet 50, (134).

Bu metin Tirmizi’nindir. Ebu Dâvud’da su ifade de yer alir: “Gozpinarlarini da meshederdi.” O rivayette: “Kulaklar bastandir” da demistir.

3577 - Hz. Câbir radiyALLAHu anh anlatiyor: “Hz. Omer radiyALLAHu anh bana sunu soyledi: “Bir adam Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelmisti. Bunun abdest almis fakat ayaklarinin uzerinde tirnak kadar bir yeri yikamadan birakmis oldugunu gordu. ResuluIlah aleyhissalâtu vesselâm, adama derhal mudâhaIe etti:

“Git abdestini guzel kil!” Adam gidip yeniden abdest aldi, sonra namazini kildi.”

Muslim, Tahâret 31, (243); Ebu Dâvud, Tahâret 67, (171).

3578 - Ebu Dâvud’un bir diger rivâyetinde Resulullah’in ashabindan biri soyle anlatir: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ayaginin sirtinda dirhem buyuklugunde bir kisma su degmemis oldugu halde namaz kilmakta oldugunu gormustu, derhal abdesti ve namazi iade etmesini emretti.”

Ebu Dâvud, Tahret 173.

3579 - Ibnu Amr Ibni’l-As radiyALLAHu anhumâ anlatiyor: “Beraber oldugumuz bir sefer sirasinda, bir ara Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bizden geride kaldi sonra tekrar kavustu. Bu sirada namaz vakti girmisti. Bizler de abdest aliyor, ayaklarimiza meshediyorduk. (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm) yuksek sesle nida etti:

“Okcelerin ateste vay hâline!” Bunu iki veya uc kere tekrarladi.”

Buhari, Ilm 3, 30, Vudu 27, 29; Muslim, Taharet 25-28, (240-242); Muvatta, Taharet 5, (1, 19); Ebu Dâvud, Tahâret 46, (97); Nesâi, Tahâret 89, (1, 77, 78); Muvatta.

3580 - Muslim’in bir diger rivayetinde soyle denir: “Halk ikindi namazi sirasinda acele etti ve bir kismi alelacele abdest aldi. Biz onlara ulastik. Okcelerine su degmemis, parliyordu. Bunun uzerine Aleyhissalâtu vesselâm:

“Ocelerin ateste vay hâline! Abdesti tam alin!” buyurdular.”

Muslim, Tahâret 26, (241).

3581 - Tirmizi der ki: “Resulullah aleyhissalâtu vesselam’dan soyle rivâyet edildi:

“Okce ve ayak cukurlarinin ateste vay haline.”

Tirmizi, Tahâret 31, (41).

3582 - Hz. Câbir radiyALLAHu anh’tan anlatildigina gore, kendisine sarik uzerine meshetmekten sorulmustu. Su cevabi verdi:

“Hayir, olmaz, su ile saca degilmelidir!”

Muvatta, Tahâret 38, (1, 35)

3583 - Hz. Sevbân radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bir seriyye gondermisti. Askerler sogukla karsilasip usuduler. Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a dondukleri zaman, onlara sariklarinin ve mestlerinin uzerine meshetmelerini emretti.”

3584 - Hz. Enes radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’i abdest alirken gordum. Uzerinde cizgili kirmizi bir sarik vardi. Elini sarigin altina soktu, basinin on kismini meshetti, sarigini cozmedi.”

Ebu Dâvud, Tahâret 57, (147).

3585 - Sâbit Ibnu Ebi Safiyye anlatiyor: “Ebu Cafer’e -ki Muhammed el-Bâkir’dir- dedim ki: “Hz. Câbir radiyALLAHu anh, sana Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in uzuvlarini birer birer, ikiser ikiser ve ucer ucer yikayarak abdest aldigini soyledi mi?”

Bu soruma: “Evet!” diye cevap verdi.”

Bir rivâyette de: “Birer birer yikayarak abdest aldi mi?” diye sordum; “evet!” diye cevap verdi” seklinde gelmistir..

Tirmizi, Tahâret 35 (45, 46)

3586 - Abdullah Ibnu Zeyd radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm ikiser ikiser yikayarak abdest aldi ve: “Bu, nur uzerine nurdur” buyurdu.”

3587 - Hz. Osman radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalâtu

vesselam, uzuvlarini ucer ucer yikayarak abdest aldi ve soyle buyurdu:

“Bu benim ve benden onceki diger peygamberlerin ve Ibrahim aleyhissalam’in abdestidir.”

Rezin tahric etmistir.

MISVAK

3588 - Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Eger ummetim uzerine zahmet vermeyecek olsaydim, her namazda misvak kullanmalarini emrederdim.”

Buhari, Cum’a 8, Temenni 9; Muslim, Tahâret 42, (252); Muvatta, Tahâret 115, (1, 66); Ebu Dvud, Tahâret 115, (46); Tirmizi, Tahâret 18, (22); Nesâi, Tahâret 7, ( 1,12). Bu metin Sahiheyn’in metnidir.

Muvatta’nin rivâyetinde: “. . her abdestte. . .” denmistir.

3589 - Ebu Dâvud ve Tirmizi’nin Zeyd Ibnu Hâlil el-Cuheni radiyALLAHu anh’tan kaydettikleri rivâyet soyledir:

“Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in soyle soyledigini isittim: “Ummetime zahmet vermeyecek olsam, her namazda misvak kullanmalarini emrederdim ve yatsi namazini da gecenin ucte birine kadar te’hir ederdim.

Ebu Dâvud, Tahâret 25, (47); Tirmizi, Tahâret 18, (23).

3590 - Tirmizi su ziyâdede bulundu: “Zeyd Ibnu Hâlid, namaza geldigi zaman misvagi kulaginin ustunde olurdu, tipki kâtibin, kulagi ustundeki kalemi gibi. Misvaklanmadan namaza durmazdi. Misvaklandiktan sonra yine yerine koyardi.”

Tirmizi, Tahâret 18, (23).

3591 - Hz. Huzeyfe radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam gece (namaza) kalktigi vakit agzini misvakla ovalardi.”

Buhari, Cum’a 8, (2, 212), Vudu 73, Teheccud 9; Muslim, Tahâret 45, (254); Ebu Dâvud, Tahâret 30, (55); Nesâi, Tahâret 2, (1, 8) Bu metin Sahiheyn’e aittir.

3592 - Hz. Aise radiyALLAHu anhâ anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselam ‘in abdest suyu ve misvâki (aksamdan hazirlanip yanina) konulurdu. Gece kalkinca abdest bozar, sonra misvaklanirdi.”

3593 - Bir diger rivâyette soyle gelmistir: “(Resulullah aleyhissalâtu vesselâm) gece veya gunduz yattiginda ve kalktiginda mutlaka abdest almazdan once misvaklanirdi.”

Ebu Dâvud, Tahâret 27, 30, (51, 56, 57); Muslim; Tahâret 45, (253); Nesai, Tahâret 8, (1, 13), Metin Ebu Dâvud’a ait.

3594 - Yine Hz. Aise radiyALLAHu anhâ anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Misvak agiz icin temizlik vasitasidir. Rab Teâla icin de riza vesilesidir.”

Nesâi, Tahâret 5, (1, 10).

3595 - Hz. Ebu Musa radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam’a ugramistim. Elindeki bir misvakla dislerini misvakliyordu ve u, u diye bir ses cikariyordu, misvak agzindaydi, sanki kusuyor gibiydi.”

Buhari, Vudu 73; Muslim, Tahâret 46, (255); Ebu Dâvud, Tahâret 26, (49); Nesâi, Tahâret 3, (1, 9).

3596 - Ibnu Omer radiyALLAHu anhum anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ruyamda gordum ki, bir misvakla dislerimi misvakliyorum. Iki kisi yanima geldi, biri digerinden buyuktu. Elimdeki misvaki onlardan kucuk olana uzattim. Bana: “(Buyugu) buyukle!” dendi. Bunun uzerine misvagi buyuk olana verdim.”

Buhari, Vudu 74; Muslim, Ru’ya 19, (2271).

Hadisi, Buhari muallak (senetsiz) olarak kaydetmistir, Muslim ise senetli olarak kaydetmistir.

3597 - Hz. Aise radiyALLAHu anhâ anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bana misvagini yikamam icin verirdi. (Teberruk icin, yikamazdan) once kendim kullanirdim, sonra yikayip ona verirdim.”

Ebu Davud, Taharet 28, (52).

ELLERIN YIKANMASI

3598 - Hz. Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “Uykudan uyaninca, sizden hic kimse, uc sefer yikamadikca ellerini kaba banmasin. Cunku o, ellerinin geceyi (vucudunun neresinde gecirdigini bilemez.”

Buhari, Vudu 26; Muslim, Tahâret 87, (278); Muvatta, Tahâret 9, (1, 21); Ebu Dâvud, Thâret 49, (103, 104, 105); Tirmizi, Tahâret 19, (24); Nesâi, Tahâret 1, (1, 6, 7).

ISTINSAR, ISTINSAK VE MAZMAZA

3599 - Hz. Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim abdest alirsa istinsarda bulunsun (sumkursun), kim tasla istinca yaparsa teklesin.”

Buhari, Vudu 25; Muslim, Tahâret 20, 22, (237); Muvatta, Tahâret 2, 3, (1,19); Ebu Dâvud, Tahâret 55, (140); Nesâi, Tahâret 70, 72, (1, 66, 67).

3600 - Muslim’in bir rivâyetinde soyle gelmistir: “Sizden biri abdest alinca burnuna su ceksin, sonra sumkursun.”

Muslim, Tahâret 20, (237).

Bir diger rivâyette: “…Burun deliklerine su ceksin, sonra sumkursun” seklindedir.

Muslim, Tahâret 21, (237).

3601 - Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Biriniz uykudan uyandigi zaman uc kere sumkursun. Zirâ seytan, burnunun icinde geceler.”

Buhari, Bed’ul-Halk 11, (6, 243); Muslim, Tahâret 23, (238); Nesâi, Tahâret 73, (1, 67).

3602 - Abdullah Ibnu Zeyd radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselâm’i bir avuc su ile hem mazmaza hem de istinsak yaparken gordum, bunu uc kere yapmisti.”

Tirmizi, Tahâret 22, (28).

3603 - Talha Ibnu Musarrif an ebihi an ceddihi radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in yanina girdim, abdest aliyordu. Su yuzunden ve sakalindan gogsune akiyordu. Mazmaza ve istinsakin arasini da ayirmisti.”

Ebu Dâvud, Tahâret 54, (139).

3604 - Hz. Ali radiyALLAHu anh ‘tan anlatildigina gore, su istemis ve mazmaza ve istinsak yapmis, sol eliyle sumkurmus sonra da:

“Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in temizligi boyleydi ” demistir.

Nesâi, Tahâret 74, (1, 67).

SAKAL VE PARMAKLARI HILALLEMEK

3605 - Osman Ibnu Affân radiyALLAHu anh’in anlattigina gore, Resulullah aleyhissalâtu vesselâm sakalini hilâlliyor idi.”

Tirmizi, Tahâret 23, (31).

3606 - Hz. Enes radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselâm abdest alinca bir avuc su alir, onu cenesinin altina tutup onunla sakalini hilâller ve: “Aziz ve Celil olan Rabbim boyle emretti” derdi.”

Ebu Davud, Tahâret 56, (145).

3607 - Mustevrid Ibnu S’eddâd radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’i gordum. Abdest aldigi zaman ayaklarinin parmaklarini serce parmagi ile hilâlliyordu.”

Tirmizi, Tahâret 30, (40); Ebu Dâvud, Tahâret 58, (148).

3608 - Lakit Ibnu Sabira radiyALLAHu anh anlatiyor: “Dedim ki: “Ey ALLAH’in Resulu! Bana abdestten haber ver!” Aleyhissalâtu vesselâm:

“Abdesti tam al, parmaklar arasini hilâlle, istinsak’da mubâlaga yap, oruclu olursan mubalâga yapma” buyurdu.”

Ebu Dâvud, Tahâret 55, (142, 143, 144); Tirmizi, Tahâret 30, (3 8); Nesâi, Tahâret 71, 92, (1, 66, 79).

KULAKLARI MESHETMEK

3609 - Rebi’ Bintu Mu’arriz radiyALLAHu anhâ anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm abdest aldi, (bu esnada) elini kulaklarinin hucresine soktu.”

Ebu Dâvud, Tahâret 50, (131).

3610 - Nâfi merhum anlatiyor: “Ibnu Omer, kulaklari icin suyu parmagiyla alirdi.”

Muvatta, Tahâret 37, (1, 34).

ABDESTI TAM ALMAK

3611 - Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: “Ummetim, Kiyamet gunu cagirildiklari vakit abdestin izi olarak (nurdan) bir parlakliklari oldugu halde gelirler. Oyleyse kimin imkani varsa parlakligini artirsin.”

3612 - Bir diger rivâyette soyle gelmistir: “Ebu Hureyre radiyALLAHu anh abdest aldi, yuzunu yikadi, ellerini yikadi, ellerini yikarken nerdeyse omuza kadar yikiyordu. Sonra ayaklarini yikadi ve nerdeyse bacaklarina kadar yukseldi. Sonra dedi ki: “Ben Resulullah aleyhissalâtu veselâm’in, “Ummetim Kiyamet gunu (abdest uzuvlarindaki) parlaklikla gelir…” Gerisi yukaridaki gibi devam ediyor.

3613 - Muslim’in diger bir rivâyetinde soyle denmistir: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in “…Mu’minin zineti, abdestin yukseldigi yere kadar yukselir…”

Buhar’i, Vudu 3; Muslim, Taharet 34, 35, 40, (246, 250); Nesai, Tahâret 110, (1, 94, 95).

SUYUN MIKTARI

3614 - Hz. Enes radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (miktarca) bir sâ’dan bes mudd ‘e kadar olan su ile yikanir, bir mudd su ile de abdest alirdi.”

Bir baska rivâyette: “… bes mekkûk ile yikanir, bir mekkûk iIe de abdest alirdi” denmistir.

Bir diger rivâyette: ” . . bes. . ” denmistir.

Tirmizi’nin rivâyetinde “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Abdest icin iki ritl su kafidir.”

Ebu Dâvud’un rivâyetinde: “…Resulullah aleyhissalâtu vesselâm iki ritl ihtivâ eden kapla abdest alir, bir sâ’ ile guslederdi ” denmistir.

Buhari, Vudu 47; Muslim, Hayz 51, (325); Ebu Dâvud, Tahâret 44, (95); Tirmizi, Salât 425, (609); Nesâi, Tahâret 59, (1, 57, 58).

3615 - Sefine radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’i bir sa’ miktarindaki su cenâbetten yikar, bir mudd su da abdestine yeterdi.”

Muslim, Hayz 52, (326); Tirmizi, Tahâret 42, (56).

3616 - Ummu Ammâre radiyALLAHu anhâ anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm abdest aldi. Bu maksadla kendisine icerisinde ucte iki mudd miktarinda su bulunan bir kab getirilmisti.”

Ebu Dâvud, Tahâret 44, (94); Nesâi, Tahâret 59, (1, 58).

Nesâi sunu ilâve etmistir: “Su’be der ki: “Ben, Aleyhissalâtu vesselâm’in kollarini yikadigini ve onlari ovdugunu, kulaklarinin ic kismini meshettigini ogrendim. Ancak kulaklarin disini da meshettigini bilmiyorum.”

3617 - Abdullah Ibnu Zeyd radiyALLAHu anh anlatiyor: “Bize Resulullah aleyhissalâtu vesselâm gelmisti. Kendisine bakir kapta su getirdik, onunla abdest aldi.”

Ebu Dâvud, Tahâret 47, (100).

3618 - Ubey Ibnu Ka’b radiyALLAHu anh anlatiyor: “ResuIullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Abdest (sirasin)da vesvese veren bir seytan vardir. Adi da el-Velehân’dir. Oyleyse suyun vesvesesinden kacinin.”

Tirmizi, Tahâret 43, (57).

MENDIL

3619 - Hz. Aise radiyALLAHu anhâ anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in abdest aldiktan sonra kurulandigi bir bezi vardi.”

Tirmizi, Tahâret 40, (53).

3620 - Hz. Mu’âz radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’i gordum, abdest alinca elbisesinin bir kenariyla yuzunu siliyordu.”

Tirmizi, Tahâret 40, (54).

DUA VE BESMELE

3621 - Hz. Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular: “Abdesti olmayanin namazi yoktur. Uzerine ALLAH’in ismini zikretmeyen kimsenin abdesti de abdest degildir.”

Ebu Dâvud, Tahâret 48, (101).

3622 - Rabâh Ibnu Abdirrahmân Ibni Ebi Sufyân Ibnu Huveytip an ceddihâ an ebihâ ‘dan rivâyete gore demistir ki:

“Ben Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’i isittim. Diyordu ki: “Uzerine ALLAH’in ismini zikretmeyen kisinin abdesti yoktur.”

Tirmizi, Tahâret 20, (25).

3623 - Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselâm’i isittim. Diyordu ki: “Kim abdestinin basinda ALLAH’i zikrederse bedeninin tamami temizlenir. Eger ALLAH’in ismini zikretmezse bu kimsenin sadece abdest uzuvlari temizlenir.”

Rezin tahric etmistir. Feyzu’I-Kadir, 6, 128).

3624 - Ebu Musa radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a geldim, abdest aliyordu. Su duayi okudugunu isittim: “ALLAHumma’gfirli zenbi ve vassi’li fi dâri ve bârik li fi rizki (ALLAH’im gunahimi magfiret et, evimi bana genislet, rizkimi bana mubârek kil.”

Rezin tahric etmistir. Ibnu’s-Sunni Amelu’I-yevm ve’I-Leyl, 5, 10.

YEL

3625 - Hz. Ebu Hureyre radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ses ve koku olmadikca abdest alinmaz.”

Bir rivâyette soyle gelmistir: “Biriniz mescidde iken, kabalari arasinda bir yel hissetse ses isitmedikce veya koku duymadikca disari cikmasin.”

3626 - “Sizden biri, karninda bir seyler hissetse ve fiilen cikip cikmadigi hususunda tereddud icinde kalsa, bir ses isitmedikce veya bir koku duymadikca mescidden cikmasin.”

3627 - Ebu Dâvud’da soyle gelmistir: “Biriniz namazda iken, duburunde bir hareket hissetse ve abdestinin bozulup bozulmadigi hususunda tereddude dusse, bir ses isitmedikce veya bir koku duymadikca mescidi terketmesin.”

Muslim, Hayz 99, (362); Tirmizi, Tahâret,56, (74, 75); Ebu Dâvud, Taharet 68, (177).

3628 - Abdullan Ibnu Zeyd radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu veselâm’a, namazda iken hayaline abdesti bozuldu gibi gelen bir adamdan bahsedilmisti. Soyle ferman buyurdular:

“Sesi isitip kokuyu duymadikca namazi sakin terketmesin.”

3629 - Ebu Dâvud bir rivâyette su ziyadede bulunmustur: “Biriniz mescide girince, kabalari arasinda bir sey hissedecek olsa, cikanin sesini isitmedikce sakin mescidden disari cikmasin.”

Buhari, Vudu 4, 34, Buyu 5; Muslim, Hayz 98, (361); Ebu Dâvud, Tahâret 68, (176); Nesâi, Tahâret 116, (1, 99).

3630 - Ali Ibnu Talk (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Biriniz namazda yellenirse derhal namazdan ciksin, abdest alsin ve namazi iade etsin.”

Ebu Dvud, SaIât 193, (1005).

3631 - Bu hadisin Tirmizi’deki lâfzi soyle: “Bir bedevi gelerek: “Ey ALLAH’in Resulu! bizden bir kimse colde bulunsa, azicik bir yel kacirsa, suyu da az ise ne yapmalidir)?” diye sordu. Aleyhissalâtu vesselam:

“Sizden biri yellenecek olursa abdest alsin. Kadinlara da arkalarindan temas etmeyiniz. Bilesiniz ki ALLAH hakk(in sorulmasi ve aciklanmasiyla ilgili hususlarda sizden) utanma talebinde bulunmaz.”

Tirmizi, Radâ 12, (1164-1166).

MEZI

3632 - Muhammed Ibnu Hanefiye anlatiyor: “Hz Ali radiyALLAHu anh dedi ki: “Ben mezisi akan bir kimseydim. Bunun hukmu hususunda -kizi hanimim olmasi sebebiyle- Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a soramamistim. Mikdâd Ibnu’l-Esved radiyALLAHu anh’a soyledim, o sordu. Su cevabi almistik:

“(Mezisi gelen kimse) zekerini yikar ve abdest alir.”

3633 - Muvatta ve Ebu Dâvud’un rivayetIerinde Mikdâd soyle demistir: “Hz. Ali radiyALLAHu anh, bana, kendisi icin Resûlullah’tan: “Kadinina yakinlasinca mezisi akan kimseye ne gerektigi hususunda sormami soyledi. Ali ilâveten dedi ki: “Zira yanimda Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in kizi var, bu sebeple bizzat sormaktan utaniyorum.”

Mikdâd der ki: Ben bu mesele hakkinda Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a sordum. Su cevabi verdi:

“Biriniz buna rastlarsa fercini su ile yikasin. Namaz abdesti ile abdest alsin.”

Ebu Dâvud bir baska rivâyette su ziyadeyi kaydeder: “…zekerini ve iki husyesini yikasin.”

Buhari, Gusl 13, Ilm 51, Vudu 34; Muslim, Hayz 17, (303); Muvatta, Tahâret 53, (140); Tirmizi, Tahâret 83, (114); Nesâi, Taharet 112, (1, 96, 97) Gusl 28, (1, 213); Ebu Dâvud, Tahâret 93, (206, 207, 208, 209).

3634 - Yine Ebu Dâvud’un bir diger rivâyeti soyledir: “Hz. Ali radiyALLAHu anh dedi ki: “Ben mezisi akan bir kimseydim, yikanmaya basladim. (Sonunda) sirtim catlayacak hale geldim. Durumu Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a zikrettim -veya ona zikredildi-. Bunun uzerine Aleyhissalâtu vesselâm:

Oyle yapma, (her seferinde yikanma)! Meziyi gordun mu, zekerini yika, sonra da namaz abdestiyle abdest al. Ancak meni atacak olursan o zaman yikan!” buyurdular.”

Ebu Dâvud, Tahâret 93, (203).

3635 - Sehl Ibnu Huneyf radiyALLAHu anh anlatiyor: “Ben mezi akintisindan epey bir sikintida idim. Bu yuzden sik sik gusul yapiyordum. Sonunda Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a bu husustan sordum. Bana:

“Meziden dolayi sana abdest kâfidir!” buyurdular.

“Ey ALLAH’in Resulu! elbiseye degen meziden ne yapmaliyim?” dedim.

“Bir avuc su alip, bunu, mezinin degdigini zannettigin yerlere serpmen sana yeterlidir!” cevabini verdi.”

Ebu Dâvud, Tahâret 83, (210); Tirmizi, Tahâret 84, (115); Ibnu Mâce, Tahâret 70, (506).

3636 - Abdullah Ibnu Sa’d el-Ensâri radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’dan guslu gerektiren seyler nelerdir, sudan sonra olan sudan sordum. Su cevabi verdi:

“Bu mezidir. Her erkek mezi ifrâz eder. Mezi akinca fercini ve husyelerini yikarsin, ve namaz abdestiyle de abdest alirsin.”

Ebu Dâvud, Tahâret 83, (211).

3637 - Hz. Omer radiyALLAHu anh anlatiyor: “Ben de (meziyi), kendimden ipek ipligi gibi iner gorurdum. Oyleyse bunu sizden biri gorunce (telaslanmayip) zekerini yikasin ve namaz abdestiyle abdest alsin.” Burada meziyi kastetmistir.- ”

Muvatta, Tahâret 54, (1, 41).

KUSMUK

3638 - Ebu’d-Derdâ radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm (bir keresinde) kustu ve abdest aldi.” Ma’dân der ki: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’in âzadlisi Sevban radiyALLAHu anh’a Sam câmiinde rastladim. Bu meseleyi ona hatirlattim ve ondan (mahiyetini) sordum. Su cevabi verdi:

Dogru soylemis, o zaman abdest suyunu da Resulullah (aleyhissalatu vesselam)’in kendilerine ben dokmustum.”

Ebu Dâvud, Savm 32, (2381); Tirmizi, Tahâret 63, (87).

KAN

3639 - Misver Ibnu Mahreme’nin anlattigina gore: “Omer Ibnu’I-Hattab radiyALLAHu anh’in hancerlendigi gece huzuruna girdi ve Omer’i sabah namazi icin uyandirdi. Omer radiyALLAHu anh:

“Namazi terkedenin Islam’dan nasibi yoktur!” buyurdu. Sonra Omer, yarasindan kan aktigi halde namaz kildi.”

Muvatta, Tahâret 51, (1, 3 9-40).

3640 - Hz Cabir (radiyALLAHu anh) anlatiyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam’la birlikte Zâtu’r-Rikâ’ gazvesine ciktik. (Askerlerden) bir kisi, musriklerden birinin hanimina temasta bulundu. Kocasi da:

“Muhammed’in Ashabindan kan dokmeden geri donmeyecegim” diye yemin etti. Evinden cikip Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’i tâkibe koyuldu. Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bir verde mola verdi ve:

“Kim bizi (nobet tutup) koruyacak?” diye sordu. Muhacir ve Ensâr’dan birer adam vazifeyi uzerlerine aldilar. ResuIullah aleyhissalâtu vesselâm, bunlara:

“Su gecidin girisini tutun (orada bekleyin)!” diye ferman buyurdu.

Bu iki zat, gecidin agzina gelince Muhacirden olani, yatti. Ensâri de namaz kilmaya basladi.

Derken tâkipci adam da oraya geldi. (Namazdaki nobetcinin) siluetini gorunce anladi ki, bu, askerlerin koruyucusudur, derhal bir ok atti ve ok, eliyle koymuscasina hedefini buldu. Ensari oku cikarip (namazina devam etti). Musrik (isabet ettiremedim dusuncesiyle atmaya devam etti.) Oyleki ucuncu okunu da atti. Ensâri de (yaraya aldirmadan) ayni sekilde namazina devam etti. Bir muddet sonra arkadasi uyandi. (Musrik bunlarin iki kisi oldugunu gorunce) yerinin farkina vardiklarini anladi ve kacti.

Muhâcirden olan zât, Ensari arkadasindaki kani gorunce:

“SubhânALLAH! Sana ilk oku atinca beni niye uyandirmadin?” diye sordu. Arkadasi:

“Oyle bir sure okuyordum ki, kesmek istemedim ” diye cevapladi.”

Ebu Dâvud, Tahâret 79, (198).

KADINA DEGME

3641 - Hz. Aise (radiyALLAHu anhâ) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kadinlarindan birini optu, sonra donup namaza gitti, abdest tazelemedi.

Urve rahimehullah der ki: “Kendisine: “Bu, sizden baska bir hanimi olmamali!” dedim, Hz. Aise gulmekle cevap verdi.”

Ebu Dâvud, Tahâret 69, ( 178, 179,180); Tirmizi, Tahâret 63, (86); Nesâi, Tahâret 121, (1,104); Ibnu Mâce, Tahset 69, (502).

3642 - Ibnu Omer (radiyALLAHu anhumâ)’in soyle dedigi rivayet edilmistir: “Erkegin hanimini opmesi ve ona eliyle dokunmasi hep mulamese (degme) sayilir. Oyleyse kim hanimini operse veya eliyle dokunursa abdest almasi gerekir.” Bu rivayetin bir benzeri Ibnu Mes’ud’dan gelmistir.

Muvatta, Tahâret 64, (1, 43).

3643 - Ubeyy Ibnu Ka’b (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Ey ALLAH’in Resulu, dedim, bir kimse hanimiyla cima yapsa fakat inzal olmasa yikanmasi gerekir mi?”

“Kadina degen kismini yikar, sonra abdest alir ve namaz kilar!” buyurdular.”

Buhari, Gusl 29, Muslim, Hayz 85, (346).

FERCE DEGMEK

3644 - Talk Ibnu Ali (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’in yanina geldik. (Biz huzurlarinda iken) bir adam geldi. Sanki o bir bedevi idi.

“Ey ALLAH’in Resulu! dedi, kisi abdest aldiktan sonra zekerine degerse ne gerekir (abdesti bozulur mu, bozulmaz mi?) ” Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) su cevabi verdi:

“O, kendisinden bir parca degil midir?”

Ebu Dâvud, Tahâret 71, (182, 183); Tirmizi, Tahâret 62, (85); Nesâi, Tahâret 120, (1,101). Bu metin Tirmizi’nindir.

3645 - Busre Bintu Saffan (radiyALLAHu anhâ) anlatiyor: “ResululIah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Zekerine degen abdest almadikca namaz kilmasin.”

Tirmizi, Tahâret 61, (82, 83, 84); Muvatta, Tahâret 58, (1; 42); Ebu Dâvud, Tahâret 70, (181); Nesâi, Taharet 118, (1, 100).

3646 - Mus’ab Ibnu Sa’d Ibni Ebi Vakkâs (radiyALLAHu anh) anlatiyor:

“Ben, Sa’d Ibni Ebi Vakkâs (radiyALLAHu anh)’a Kur’an tutuyordum. Bir ara kasindim. Sa’d:

“Her halde zekerine degdin?” dedi. Ben “evet!” deyince:

“Kalk, abdest al!” emretti. Ben de gidip abdest alip geri dondum.”

Muvatta, Tahâret 59, (1,42).

3647 - Nafi rahimehullah anlatiyor: “Ben, bir sefer sirasinda Ibnu Omer (radiyALLAHu anh)’le beraberdim. Gunes dogduktan sonra onun abdest alip namaz kildigini gordum. Kendisine: “Bu, simdiye kadar kildiginizi hic gormedigim bir namaz!” dedim. Su aciklamayi yapti:

“Sabah namaz kilmak uzere abdest aldim sonra fercime dokundum. Sonra da abdest almayi unuttum (ve namaz kildim. Simdi bu durumu hatirlayinca) yeniden abdest alip namazimi iade ettim.”

Muvatta, Tahâret 60, (1, 42, 43).

UYKU, BAYILMA; KENDINDEN GECME

3648 - Hz. Enes (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah’in ashabi uyurlar, sonra abdest almadan namaz kilarlardi:

(Enes’ten bunu rivayet eden) Katade’ye:

“Bu sozu Enes’ten bizzat isittin mi?” diye sorulmustu:

“VALLAHi evet!” diye te’yid etti.”

Muslim, Hayz 125, (376); Ebu Dâvud, Tahâret 80, (200); Tirmizi, Tahâret 58, (78).

3649 - Ibnu Omer (radiyALLAHu anhumâ)’den anlatildigina gore, oturarak uyur, sonra kalkar, abdest almadan namaz kilardi.”

Muvatta

3650 - Hz. Ali (radiyALLAHu ahh) anlatiyor: “Gozler, halkanin bagidir, oyleyse uyuyan abdest alsin.”

Ebu Dâvud, Tahâret 80, (203).

3651 - Ibnu Abbas (radiyALLAHu anhumâ)’in anlattigina gore, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘i secde halinde uyurken gormus ve hatta Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) horlayip solumus, sonra kalkip (abdest almadan) namaz kilmistir.

Ibnu Abbas der ki:

“Ey ALLAH’in Resulu dedim, siz uyudunuz, (abdestiniz bozulmus olmali degil mi)?” Bana su aciklamayi yapti: “Abdest, yatarak uyuyana gerekir. Zira yatarak uyuyunca mafsallari rahâvet basar.”

Tirmizi, Taharet 57, (77); Ebu Dâvud, Tahâret 80, (202); Nesâi, Ezân 41, (2, 30).

3652 - Ubeydullah Ibnu Abdillah Ibni Utbe anlatiyor: “Hz. Aise (radiyALLAHu anhâ)’nin yanina girip, kendisine:

“Bana Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’in hastaligindan bahsetmez misiniz?” dedim.

“Elbette ” dedi ve anlatti: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘in hastaligi agirlasmisti. Bir ara:

“Halk namazi kildi mi?” diye sordu.

“Hayir ey ALLAH’in Resulu, sizi bekliyorlar ” dedik.

“Benim icin legene su koyun!” emrettiler. Dedigini yaptik. Yikandilar. Sonra kalkmaya calisti. Ancak uzerine bayginlik geldi. Az sonra acildi. Tekrar: “Halk namazi kildi mi?” diye sordu.

“Hayir, ey ALLAH’in Resulu, sizi bekliyorlar!” dedik. Halk oturmus, yatsiyi kilmak uzere Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’i bekliyordu.”

Buhari, Ezân 51, 39, 46, 47, 67, 68, 70, Vudu 45, Hibe 14, Farzu’1-Hums 4, Enbiya 19, Megazi 83, Tibb 21, Iti’sâm 5; Muslim, Salât 90, (418); Nesâi, Imamet 40, (2,101, 102).

Bu rivâyet Buhari ve Muslim tarafindan tahric edilen uzunca bir rivayetten bir parcadir.

3653 - Esma Bintu Ebi Bekr (radiyALLAHu anhumâ), kusuf namaziyla ilgili rivayetinde der ki: “..Ben de (Resulullah’a uyarak) namaza durdum. (Namazi oylesine uzatti ki) uzerime bayginlik geldi. Basimin uzerine su dokmeye basladim.”

Urve rahimehullah der ki: “Abdest almadi. ”

Buhari, Vudu 37 Ilm 24, Kusuf , 10, 11, Sehv 9, Itk 3, I’tisam 2; Muslim, Kusuf 11, (905).

ABDEST GEREKTIREN

3654 - Ebu Hureyre radiyALLAHu anh)’den nakledildigine gore, Ebu Hureyre mescidde abdest alirken yanina Abdullah Ibnu Kâriz gelir. Ona, Ebu Hureyre su aciklamayi yapar: “Bir kes (kurumus cokelek) parcasi yedim, bu sebeple abdest aliyorum. Cunku ben ResulALLAH aleyhissalâtu vesselâm’in “Ateste pisen seyler yiyince abdes alin” dedigini isittim.”

Muslim, Hayz 90, (352); Nesâi, Taharet 122, (1,105,106); Tirmizi, Tahâret 58, (79); Ebu Dâvud, Tahâret 76, (194). Bu, Muslim’in lafzidir. Muslim’de Hz. Aise’den de buna benzer bir rivâyet mevcuttur.

ABDESTIN TERKI

3655 - Ibnu Abbâs (radiyALLAHu anhumâ) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) koyun budu yedi ve namaz kildi, abdest almadi.”

Buhari, Vudu 50, Et’ime 18; Muslim, Hayz 91, (354); Muvatta, Tahâret 91, (1, 25); Ebu Dâvud, Tahâret 75, (187); Nesai, Tahâret 123, (1, 108).

Buhari’nin bir baska rivayetinde: “Tencereden eliyle etli kemik aldi” denmistir. Muslim’in bir rivayetinde: “Budu kemirdi, sonra namaz kildi, abdest tazelemedi” denmistir.

3656 - Amr Ibnu Umeyye ed-Damri (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’i gordum, elindeki koyun budundan parca kesiyordu, ezan okundu. Hemen et dildigi bicagi birakip namaza kostu, abdest almadi.”

Buhari, Vudu 50, Ezan 43, Cihad 92, Et’ime 20, 26; Muslim, Tahâret 92, (355); Tirmizi, Et’ime 33, (1837).

3657 - Hz. Câbir (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) cikti, beraberinde ben de vardim. Ensârdan bir kadina ugradi. Kadin ona bir koyun kesti. Bir tabak tâze hurma getirdi, ondan yeyip sonra ogle icin abdest aldi ve namaz kildi. Sonra (namazdan) ayrildi. Kadin ona koyundah arta kalan bir seyler getirdi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) onu da yiyip ikindiyi kildi, bu sirada abdest almadi.”

Muvatta, Tahâret 25, (1, 27); Tirmizi, Tahâret 59, (80); Ebu Dâvud, Tahâret 75, (191,192); Nesâi, Tahâret 23, (1,108). Bu Tirmizi’nin lafzidir.

Ebu Dâvud ve Nesai’nin rivayetinde: “Resulullah’in son iki icraatindan biri atesin degistirdiginden abdest almayi terketmekti” denmistir.

3658 - Ubeyd Ibnu Sumâme el-Murâdi anlatiyor: “Abdullah Ibnu’I-Hâris Ibni Cez’ (radiyALLAHu anh), Misir’a yanimiza geldi. Kendisi Resulullah (aleyhissalatu vesselâm)’in ashabindan idi. Misir Camii’nde su hadisi anlatirken isittim: “Ben, oyle hatirliyorum ki, Resulullah (aleyhissalâtu vesselam)’la bir adamin evinde oturan yedi kisiden yedincisi veya altidan altincisiydim. Derken Bilâl (radiyALLAHu anh) gecti ve ezan okudu. Biz de ciktik. Giderken bir adama ugradik tenceresi ates ustundeydi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona: “Tenceren yeterince pisti mi?” diye sordu. Adam:

“Evet, annem babam sana feda olsun!” dedi. Resulullah bunun uzerine bir parca aldi. Cignemesi devam ederken namaz icin iftitah tekbiri aldi. Ben bu sirada ona bakiyordum.”

Ebu Dâvud, Tahâret 75, (193).

3659 - Suveyd Ibnu’n-Nu’mân (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Hayber Seferine Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte ciktik. Hayber yakinlarinda olan Sahbâ’ya vardigimiz zaman Resulullah aleyhissalâtu vesselâm ikindi namazini kildi. Namaz bitince yiyecek getirilmesini ferman buyurdu. Sadece kavut getirilmisti. Bunun su ile islatilmasini emir buyurdu.

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)da, biz de ondan yedik. Sonra aksam namazina kalkti. Agzini mazmaza etti. Biz de agizlarimizi mazmaza ettik. Fakat abdest almadi.”

Buhari, Vudu 51, 54, Cihâd 123, Megazi 35, 38, Et’ime 7, 9, 51; Muvatta, Tahâret 20, (1, 26); Nesâi, Tahâret 124, (1, 108, 109).

3660 - Hz. Enes (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm sut icti. Ne mazmaza yapti, ne abdest aldi; namazini kildi.”

DEVE ETLERI

3661 - Câbir Ibnu Semure (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Bir adam Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek:

“Koyun eti sebebiyle abdest alayim mi?” diye sordu.

“Dilersen abdest al, dilemezsen alma!” diye cevap verdi. Adam bunun uzerine:

“Deve eti sebebiyle abdest alayim mi?” diye sordu. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu sefer:

“Evet, deve eti sebebiyle abdest al!” cevabini verdi. Adam tekrar:

“Koyun agillarinda namaz kilayim mi?” diye bir baska sual sordu:

“Evet!” cevabini aldi. Tekrar sordu:

“Pekala, deve agillarinda namaz kilayim mi?”

“Hayir!” buyurdu Aleyhissalâtu vesselam.”

Muslim, Hayz 97, (360).

3662 - Ebu Dâvud ve Tirmizi’de Berâ (radiyALLAHu anh)’nin rivayetlerine gore Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) soyle demistir:

“Deve agillarinda namaz kilmayin, cunku onlar seytandandir.”

Koyun agillarindan soruldu:

“Oralarda kilin, cunku onlar berekettir” buyurdular.”

Ebu Dâvud, Tahâret 72, (184); Tirmizi, Tahâret 60, (81).

MUTEFERRIK HADISLER

3663 - Ibnu Mes’ud (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Biz, yollarda ayaga bulasan pislik sebebiyle abdest tazelemezdik.”

Ebu Dâvud, Tahâret 81, (204); Ibnu Mâce, Ikamet 67, (1041).

3664 - Ebu Hureyre (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Bir adam izarini sarmis olarak namaz kilarken, Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) ona:

“Git, abdest al!” ferman buyurdu. Adam gitti abdest aldi, sonra selip (tekrar namaza durdu. Resulûllah (aleyhissalâtu vesselâm) tekrar):

“Git abdest al!” emretti. Adam gitti, abdest aldi, geri geldi. Bir adam:

“Ey ALLAH’in Resulu, ona niye abdest almasini emir buyurdunuz?” diye sordu.

“O, dedi, izârini sarkitmis olarak namaz kiliyordu. ALLAH, izarini sarkitan erkegin namazini kabul buyurmaz!”

Ebu Dâvud, Libas 28, (4086).

MEST UZERINE MESHETMEK

3665 - Mugire Ibnu Su’be (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’la beraberdim. Bana:

“Ey Mugire, su kabini al!” emretti. Ben de onu aldim. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (la tenhaya gittik. O) benim gozumden kayboldu, kaza-yi hâcet yapti, (geri dondu). Uzerinde Sâmi bir cubbe vardi. (Abdest almak icin hazirlik yapti. Cubbesinin yenlerini cemreyip) kollarini cikarmaya calisti. Ancak (yenler) dardi. Ellerini (yenlerin uc kismindan geri cikarip cubbeyi sirtina koyup kollarini) alttan cikardi. Ben su doktum, namaz icin abdest aldi. Mestleri uzerine meshetti, sonra namaz kildi.”

3666 - Bir diger rivâyette: “Mestlerini cikarmada yardimci olmak icin egildim. Bana:

“Birak onlari, zirâ ben, abdestli olarak mestlerimi giyindim” buyurdu ve uzerlerine meshetti.”

Bu Sahiheyn’in lâfzidir.

3667 - Muslim merhumun bir diger rivayetinde: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) mestleri, basinin on kismi (alni) ve sarigi uzerine meshetti ” denilmistir.

3668 - Ebu Dâvud’un bir diger rivayetinde: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) mestleri uzerine meshetmisti; ben:

“Ey ALLAH’in Resulu! yoksa unuttunuz mu?” dedim.

“Bilakis, dedi, belki sana unutturuldu. Aziz ve celil olan Rabbim, bana boyle emretti.”

Buhari, Vudu 48, 3 5, 49, Salât 7, 25, Cihâd 90, Megâzi 80, Libâs 10, 11; MusIim, Taharet 77, 79, 81, 82, (274); Muvatta, Tahâret 42, (1, 36); Ebu Dâvut, Tahâret 59; (149, 150; 151); Tirmizi, Tahâret 72, (97, 98, 99, 100); Nesâi, Tahâret 96, 97, 100, 87, (1, 82, 83, 84, 76).

3669 - Hz. Bilal (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) mestleri ve ortusu uzerine meshetti.”

3670 - Ebu Dâvud’un rivayetinde soyle denmistir: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihtiyaci icin (araziye) cikardi. Ben de O’na su tasirdim. (Kaza-yi hâcet yapinca) abdest alirdi. Bu sirada sarigi ve “bot” lari uzerine meshederdi.”

Muslim, Tahâret 84, (275); Ebu Dâvud, Tahâret 59, (153); Tirmizi, Tahâret 75, (101); Nesâi, Tahâret 86, 96 (1, 75, 81).

3671 - Ebu Ubeyde Ibnu Muhammed Ibni Ammâr Ibni Yâsir anlatiyor:

“Câbir Ibnu Abdillah (radiyALLAHu anh)’a mest uzerine meshetme hususunda sordum. “Ey kardesimin oglu, bu sunnettir ” buyurdu. Bunun uzerine sarik uzerine meshetme hakkinda sordum:

“Saca meshet!” diye cevap verdi.”

Tirmizi, Tahâret 75, (102).

3672 - Cerir Ibnu Abdillah el-Beceli (radiyALLAHu anh)’nin anlattigina gore, Cerir, abdest alip mestleri uzerine meshedince, kendisine:

“Mest uzerine mesh mi yapiyorsun” diye sormuslardir. O da:

“Evet demistir, ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’i gordum. Bevletti sonra abdest aldi. (Sira ayaklarina gelince, yikamayip) mestlerinin uzerine meshetti ” dedi.

Buhari, Salât 25; Muslim, Tahâret 73, (272); Tirmizi, Tahâret 70, (93); Nesâi, Tahâret 96, (1, 81).

A’mes der ki: “Ibrahim Nehâ’i dedi ki: “Bu hadis, Abdullah Ibnu Mes’ud (radiyALLAHu anh)’un ashabini taaccube (hayrete) sevkediyordu, cunku Cerir (radiyALLAHu anh)’in musluman olusu Mâide suresinin nuzulunden sonra idi.”

3673 - Ebu Davud’un rivayetinde Cerrr soyle demistir: “Meshetmekten beni ne alikoyacak? Zira ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’i meshederken gordum!”

Bu sozu uzerine Cerir’e: “Bu, Mâide suresinin nuzûlunden onceydi” dendi de su cevabi verdi: “Hayir! Ben kesinlikle Maide suresinin nuzûlunden sonra musluman oldum.”

Ebu Dâvud, Tahâret 59, (154).

3674 - Hz. Bureyde (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Mekke’nin fethedildigi gun, bes vakit namazin hepsini tek bir abdestle kildi ve mestlerine meshetti. Hz. Omer (radiyALLAHu anh):

“Bugun, hic yapmadigin bir seyi yaptin!” dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):

“Âmmden (bilerek) yaptim ey Omer” cevabini verdi.”

Muslim, Taharet 86, (277); Ebu Dâvud, Tahâret 66, (172); Tirmizi, Tahâret 45, (61); Nesai, Tahâret 101, (1, 86). Tirmizi ve Nesai’nin rivâyetinde mesh’in zikri gecmez.)

3675 - Hz. Mugire (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) abdest aldi ve coraplarinin ve ayakkabilarinin uzerine meshetti.

Ebu Dâvud, Tahâret 61, (159); Tirmizi, Tahâret 74, (99).

Ebu Dâvud der ki: “Ibnu Mehdi, bu hadisi rivâyet etmezdi. Cunku Mugire (radiyALLAHu anh)’den bilinene gore Aleyhissalâtu vesselam mestlerine meshediyordu.”

Yine Ebu Dâvud der ki: “Bu hadis Ebu Musa el-Es’ari (radiyALLAHu anh)

tarafindan da rivâyet edilmistir: “Aleyhissalatu vesselam coraplari uzerine meshetti.” Ancak bu rivâyet muttasil ve kuvvetli degildir, (zayiftir).

Ebu Dâvud der ki: “Corap uzerine Ali Ibnu Ebi Tâlib, Ibnu Mes’ud, Bera Ibnu Azib, Enes Ibnu Mâlik, Ebu Umame, Sehl Ibnu Sa’d ve Amr Ibnu Hureys (radiyALLAHu anhum ecmain) ecmain de meshetmistir. Bu tatbikat Omer Ibnu’I-Hattâb ve Ibnu Abbâs (radiyALLAHu anhum)’dan da rivayet edilmistir.

3676 - Evs Ibnu Evs es-Sakafi (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Ben, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’i bir kavmin kuyusuna gelmis, abdest alirken gordum. Abdestini aldi, ayakkabilarina ve ayaklarina meshetti.”

Ebu Dâvud, Tahâret 62, (160).

3677 - Mugire (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm mestin ust ve asagi kisimlarini meshederdi.”

3678 - Ebu Dâvud’un rivayetinde soyle gelmistir: “Resulullah aleyhissalâtu vesselam mestlerinin sirtlarina meshederdi.”

Tirmizi’nin bir baska rivâyetinde de boyle denmistir.

Tirmizi 72, 73, (97, 98); Ebu Davud, Tahâret 63, (161, 165); Nesâi, Tahâret 63, (1, 62).

3679 - Hz. AIi (radiyALLAHu anh) buyurdular ki: “Eger din insanin fikrine gore olsaydi, mestin altini meshetmek, ustunu meshetmekten evlâ olurdu. Ancak ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’in mestin ustunu meshettigini gordum.”

Ebu Dâvud, Tahâret 62, (162).

3680 - Bir baska rivâyette soyle gelmistir: “Hz. Ali (radiyALLAHu anh)’yi abdest alirken gordum, ayaginin sirtini meshetti ve dedi ki: “Eger ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’i boyle yapar gormeseydim (ayagin altini meshetmeye daha Iayik dusunurdum) dedi.”

3681 - Bir diger rivayette de soyle gelmistir: “Ben, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’in ayagin ustunu meshettigini gorunceye kadar, dâima, altini meshetmenin evlâ oldugunu dusunurdum.”‘

Ebu Dâvud, Tahâret (63, 162,163, 164).

3682 - Sureyh Ibnu Hâni anlatiyor: “Hz. Aise (radiyALLAHu anhâ)’ya mest uzerine meshetmekten sormaya geldim. Bana: “Sana Ebu Talib’in oglu (Hz. Ali) (radiyALLAHu anh)’yi tavsiye ederim, git ona sor. Zira o, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte seyahatlerde bulunmustur!” dedi. Bunnun uzerine gidip ona sordum. Su cevabi verdi:

“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), (mesh muddetini) yolcu icin uc gun uc gece tuttu, mukim icin de bir gun bir gece tuttu.”

Muslim, Tahâret 85, (276); Nesâi, Tahâret 99, (1, 84); Ibnu Mâce, Tahâret 86, (552).

3683 - Saffan Ibnu Assâl (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) yolcu oldugumuz zaman, bize mestlerimizi uc gun uc gece, cenâbet hali disinda kucuk ve buyuk abdest bozma, ve uyku sebebiyle cikarmamamizi emrederdi.”

Tirmizi, Tahâret 71, (96), Da’avât 102, (3529, 3530); Nesâi, Tahâret 98, (1, 83, 84); Ibnu Mâce, Tahâret 86, (554).

3684 - Ubey Ibnu Imâre (radiyALLAHu anh) -ki bu Sahâbi, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte her iki kibleye namaz kilan ilklerdendir- anlatiyor: “Bir gun Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek sordum:

“Ey ALLAH’in Resulu! Mestlerimin uzerine meshedeyim mi? ”

“Evet!” buyurdular. Ben tekrar:

“Bir gun mu?” dedim.

“Bir gun!” buyurdular. Ben tekrar:

“Iki gun (olsa)?” dedim.

“Iki gun!” buyurdular. Ben tekrar:

“Uc gun (olsa)?” dedim.

“Evet! diledigin kadar!” buyurdular.”

3685 - Bir rivayette de “..Hatta yediye kadar ulasti. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), sonunda:

“Evet! Sana uygun geldigi kadar!” buyurdular.”

Ebu Dâvud, Tahâret 10, (158).

3686 - Huzeyme Ibnu Sâbit (radiyALLAHu anh) anlatiyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

“Mest uzerine meshetmenin muddeti yolcu icin uc gundur. Mukim icin bir gun bir gecedir!” (Bir baska rivayette su ziyade gelmistir):

“Biz bu muddetin uzatilmasini taleb etseydik, bize mutlaka uzatirdi.”

Ebu Dâvud, Tahâret 60, (157); Tirmizi, Tahâret 71, (95); Ibnu Mâce, Tahâret 86, (553).

ABDEST VE GUSULDE KULLANILACAK SU MIKTARI

6037 - Abdullah Ibnu Muhammed, babasi tarikiyle dedesi Akil’den naklediyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Abdeste bir mudd, gusle de bir sa’ su yeterlidir” buyurmustu” dedi. Bunun uzerine orada bulunan bir zât Akil’e: “Bu kadar su bize yetmez” diye itiraz etti. Akil de: “Bu kadar su, senden daha hayirli, saci da senden daha cok olan zata yetti” diye cevap verdi. Burada kastettigi kimse Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm idi.”

ABDESTSIZ NAMAZ MAKBUL DEGIL

6038 - Hz. Enes radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselâm’i soyle derken isittim: “ALLAH, temizlik olmadan namazi, calinan maldan da sadakayi kabul etmez.”

ABDESTI MUHAFAZA

6039 - Hz. Sevbân radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Her hususta dosdogru istikamet uzere olun; meyletmeyin. Ama buna guc yetiremezsiniz. Oyleyse bilin ki, en hayirli ameliniz namazdir. Kâmil mu’minden baskasi abdesti (hakki ile) muhafaza edemez.”

6040 - Ebu Umame radiyALLAHu anh, Resûlullah’tan naklen anlatmistir: “Istikamet uzere olun! Istikamet uzere olsaniz, bu ne iyidir! Amellerinizin en hayirlisi namazdir. Abdesti ancak kâmil mu’minler (hakkiyla) muhafaza ederler.”

TEMIZLIGIN SEVABI

6041 - Abdullah Ibnu Mes’ud radiyALLAHu anh anlatiyor: “Ey ALLAH’in Resulu denildi. Ummetinden, gormedigin kimseleri (Kiyamet gunu) nasil taniyacaksin?” Su cevabi verdi: “Ummetim, abdest sebebiyle alinlarinda nur, kollarinda nur, ayaklarinda nur tasiyacaklar (bu nurla onlari taniyacagim).”

6042 - Humrân Mevla Osman Ibni Affan radiyALLAHu anhumâ anlatiyor: “Osman Ibnu Affan’i oturma yerlerine otururken gordum. Abdest suyu istedi ve abdest aldi. Sonra da: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’i oturdugum su yerde oturmus, benim su abdestim gibi abdest aldigini gordum. Abdestten sonra soyle demisti: “Kim su abdestim gibi abdest alirsa, gecmis (kucuk) gunahlari affedilir.”

Resûlullah sonra sunu ilave etti: “Sakin gurura dusmeyiniz.”

MISVAK

6043 - Ebu Umame radiyALLAHu anh anlatiyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Dislerinizi misvaklayin. Cunku misvak agiz icin temizlik sebebidir, ALLAH’in rizasina vesiledir. Cibril her gelisinde bana misvaki tavsiye etti; oyle ki bana ve ummetime farz kilacagindan korktum. Ummetime zorluk veririm diye endise etmeseydim bunu onlara farz kilardim. Ben oyle (ciddi) misvak kullanirim ki, ondeki dislerimin (veya dis etlerimin) diplerinden kazinacagi endisesine kapilirim.”

This entry was posted on Cuma, Şubat 15th, 2008 at 20:48 and is filed under Namaz ve Abdest. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Yorum Ekle


Giriş
ListeNur.de - islami siteler listesi