Muhammedilerin İlim Yurdu

Bu Ümmetin Mecusileri

15th Mart 2008

Bu Ümmetin Mecusileri

Onların nefisleri kendi ahvalleri ile uğraşır, kalpleri de nefislerinin uğraşı ile meşgulolur.
Dışları da, içleri de iyiden iyiye sersemleşir. Türlü türlü fallarla kurduğu tuzaklara
düşürmek isteyerek, onlardan herhangi birini çeşitli fallarla hakimiyeti altına almayı arzu
eder. Kendisine rağbet etmesini fırsat bilip onun mallarını yer. Sanki (bu işle) herhangi bir
alakası varmış gibi, onu bozar ve ifsada sürükler. Kendi nefsi için zevk ve sefa ile dolu bir
hayat hazırlar, taItifle aldatarak insanların mallarında hakimiyet kurar. Dalkavuklaşıp yaItaklık ederek, vermesi gereken şeyi de elinde tutar.

Karşısındakini hileye getirebilmek için ölü gibi görünerek, onunla da dünyalıklarını yüklenirler.

Sen onlardan herhangi birine “Bir ay bu evden ayrılma, insanların arasına çıkma!” desen, onun gönlünde gizlediği şeylerden dolayı, senin izhar ettiğin şeyden sıkıldığını ve ürküp kaçtığını görürsün. Zira o kendini işin ehli imiş gibi gösteren, uyuşuk ve yaramaz bir adamdır.

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori İlim Öğreniyorum | Yorum Yok

13th Mart 2008

İçtihata Gerek Var mıdır? Dört mezhep yeterli midir?

mezheplerin durumu: Hem ortada içtihadı gerektiren bir durum da yoktur.zira hak mezhepler,binlerce mevzua açıklık getirmişlerdir.
Bu zamanın insanın,uluorta konuşmalara bakınca içtihad yapmayı kolay bir iş sanmaktadır.

Oysa içtihad yapma iddiasındaki kişinin söylediği söz
1)Kuran ın nassına muhalif olmayacak(kaldı ki günümüzde tesettür gibi nass- ı kuran la sabit mevzularda dahi ulu orta konuşulmaktadır..en çok da bu günlerde.bu durum zamanın dehşetini açıkça ortaya sunmakta değil midir?.
Bakın kişinin tesettüre riayet etmemesi ve bunun ızdırabını çekerek farz olduğunu kabul etmesi ayrı bir mevzudur..okuyup öğrenip bilmemek ayır bir mevzudur..cehaletinden hiç kabul etmemek ayrı bir mevzudur..böyle sabit bir hükmü fetva ile değiştirebilmek ise ayrı bir mevzudur..bizim konumuz şu anda bir şeyi iyice bilmeden uluorta konuşmak,yorumlar yapabilmek ve fetva verenlere dair olabilir ki,bu gibi fetvalar,Allah ın dinini tahrif olduğundan kabul edilemez ve verenin hükmünü fitneye sebebiyet vermekten
düşünemiyorum bile..

2)hadisin manasına muhalif olmayacak:Zaten bu varsa içtihad da olmaz.Kuran da ve hadisde “nass” (açık hüküm) yoksa,o zaman içtihat edilir.neye göre?O meseleyi Kuran dan ve hadisten anlamaya göre.. o gibi durumda:1)o içtihadi meseleler evvela kuran a ve hadise denk gelecek.2)yaptığı içtihad;kuran hadis usu’l ı fıkıh usu’l ı din gibi şer’i kaynaklara ve savf,nahv,mantık,bedi’beyan,münazara,balagat gibi ilimlerein tamamına denk gelecek onlara muhalifse reddedilir.–>Usülüd-din denilen şeriatın esasları,kanunları var;o kanunlara muhalif olmayacak. Usülüd-din, usu’l ı fıkıh a denk gelecek..

 

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori İtikadi Meseleler | Yorum Yok

13th Mart 2008

Yahudi ve Hristiyanların Rasulullah’ı Bile Bile İnkar Etmeleri

1.     Kendilerine kitap ver­diğimiz Yahudi ve Hıristiyanlar, çocuklarını kesin olarak tanıdıkları gibi, Muhammed (s.a.v.)’i de yakinen tanırlar. Onların ileri gelen ve bilginlerinden bir grup bile bile hakkı gizlerler ve onu açıklamazlar. Peygamber (s.a.v)’in vasıfları, kitaplarında apaçık bir şekilde  yazılı  olduğu  halde  onları  gizlerler.   “Yanlarındaki  Tevrat  ve incil’de yazılı buldukları o elçiye o ümmi peygambere uyanlar (var ya) mealindeki âyette bu husus anlatılmaktadır. Bile bile onun vasıflarını giz­lerler.  Rivayete göre Hz. Ömer (r.a.) Abdullah b. Selâm’a; “Sen çocuğunu tanıdığın gibi Muhammed’i tanıyor musun?” diye sordu. O da: “Daha iyi tanıyorum”, dedi. Çünkü onun vasıflarını gökten güvenilir biri, yerdeki güvenilir birine getirdi. Ben onu tanıdım. Onun peygamber olduğunda her­hangi bir şüphem yoktur. Çocuğuma gelince annesinin durumunu bilmiyo­rum, belki de ihanet etmiş olabilir. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.) Abdullah’ın başını Öptü. Âlimlerin tehdit edilmesi,  diğerlerininkinden  daha şiddetlidir. Bundan dolayı Yüce Allah “Bile bile” kaydı ile Ehl-i kitab’ı aşırı derecede kınamıştır. Çünkü bilmeyerek günah işleyen kimse, bilerek işleyen gibi değildir. (Safvetü’t Tefasir, Bakara Suresi 146. Ayet)  Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori İlim Öğreniyorum | Yorum Yok


Giriş
ListeNur.de - islami siteler listesi