Muhammediler İlim Yurdu

Bu Zamanda İçtihat Etmeye Altı Mani

13th Mart 2008

Bu Zamanda İçtihat Etmeye Altı Mani

İçtihadın 6 manisi..Kısaca:    1)bu zamanda ecnebi adetleri İslam dünyasını adeta istila etmiştir.Bid’a lar alabildiğine çoğalmış,haramlar alenen işlenmektedir.öylesine fırtınalı ve çok soğuk havalarda binalardaki en ufak delikler dahi kapatılır.
içtihat adı altında,duvarlarından tahrip edicilerin girmesine vesile olacak delikler açmak islamiyete cinayettir.
2)zaten dinin %90 kısmı bellidir.içtihat sahasına giren %10 luk kısmıdır.bu kısma giren binlerce meseleyi müçtehidler halletmiştir.%90 lık yani namaz,oruç,zekat,hac gibi zaruriyet kısmı hayati gıda hükmündedir ve bu asırda terke uğramıştır..bu durumda içtihat,müçtehid imamlarının içtihat elbisesini bırakıp,sırf hevesleri tatmin edecek ve nefsani arzulara uygun yaşayışlara revac verdirecek ictihad yapmak,bidatkarane bir hıyanettir.

3)islamiyetin ilk 3 asrında yani içtihat asırlarında herkesin nazarı,”cenab-ı hakk ı nasıl razı edebilirim?ayet-i kerimelerin,hadsilerin muradı nedir? Sorularının cvbını bulmaya çevrilmişti.kalpler ruhlar hep Allah ın emrini anlamaya müteveccihti.Çevre böyle old. İçin 11 yaşındaki çocuk bile müctehid olabilirdi.4 yaşında hafız olan ve 10 yaşında ictihat yapmaya başlayan süfyan ibn-i uyeyne hazretleri gibi.
Oysa,şu zamanda zihinler siyasetle,felsefeyle,dünya ile meşguldür.şu zamanın insanları içtihat asrındaki insanlar kadar zeki olsa bile,ictihat yapmaya ehil hale gelmeleri mümkün değildir.

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori İtikadi Meseleler | Yorum Yok

12th Mart 2008

Kafirlere Tazim,Hürmet Ve Onlarla Dostluk Edenler Hakkında

Onların çoğunu görürsün ki kafirlere dostluk ederler. Ne de kötüdür nefislerinin, onlara hazırlayıp sunduğu şey; Allah’ın gazabına uğrayacaklardır ve azap içinde ebedi olarak kalacaklardır.” (Mâide 80)Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Ey İman edenler! Kendinizden olanlardan başkasını sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten geri durmazlar. Sizin hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından belli olmaktadır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünüyorsanız, sizlere ayetlerimizi açıklamışızdır.” (Al-i İmran: 118)

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyuruyor:

“Sizden biri kiminle dostluk bağı kurduğuna dikkat etsin. Zira kişi dostunun dini üzerindedir.” (Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed)

İbn-i Mes’ud (r.a)’den Rasulullah (s.a.s)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi:

“Mü’minlerden başkasını dost edinme! Allah’tan korkanlardan başkasına da yemeğini yedirme.” (İbni Hibban, sahih senedle)

Bera b. Azib (r.a)’den Rasulullah (s.a.s)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“İmanın kopmak bilmeyen düğümü Allah için sevmek Allah için buğzetmektir.” (Ahmed, sahih senedle) 
“Yahudi ve hristiyanlara ilk olarak siz selam vermeyin. Şayet yolda onlarla karşılaşırsanız, onları yolun en dar kısmından gitmeleri için sıkıştırın.” (Müslim, Tirmizi)

Kafire, tazim ederek hürmet göstermek veya zımmiyi tazim ile selamlamak veyahut bir mecusiye tazim ile “ya Üstad” demek küfürdür.
 Hristiyan, yahudiden daha hayırlıdır diyen kimse kafir olur.zira bu sözü ile, şer’an ve aklen çirkin olan bir şeyi hayır kelimesi ile vasfetmiş oluyor.Yahudilik Hristiyanlıktan şerlidir diyebilir.
 
(Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi, Ehl-i Sünnet İtikadı, Bedir Yayınevi, sh: 100)
 
Mezhep Alimlerinin Bu Konudaki Görüşleri
 

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori İtikadi Meseleler | Yorum Yok

11th Mart 2008

İslam İle Küfrün Birbirine Zıd Olması Ve Kafirleri Sevmemek, Onlara Hürmet Etmemek (Mektubattan)

Mektubat - 163. MektubBu mektûb, esseyyid ve nakîb şeyh Ferîde “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. İslâm ile küfrün birbirinin zıddı, tersi olduğunu, İslâm düşmânlarını sevmemeği bildirmekdedir:

Bize çeşidli ni’metleri veren ve müslimân yapmakla şereflendiren ve Muhammed aleyhisselâmın ümmetinden eylemekle kıymetlendiren Allahü teâlâya hamd olsun! Dünyâ ve âhıret se’âdetlerine, râhatlıklarına kavuşmak ancak ve yalnız, dünyâ ve âhıretin efendisi, mahlûkların en üstünü, en kıymetlisi olan Muhammed aleyhisselâma uymakla, onun izinden gitmekle ele geçebilir. O yüce Peygambere ve Onun temiz Ehl-i beytine ve Eshâbının hepsine en iyi düâlar ve en üstün selâmlar olsun! Muhammed aleyhisselâma uymak demek, ahkâm-ı islâmiyyeye ya’nî islâmiyyete uymak ve küfrü ve kâfirliği yok etmeğe çalışmakdır. Çünki islâm ile küfr birbirinin zıddıdır, tersidir. Birinin bulunduğu yerde, öteki bulunamaz, gider. Bu iki zıd şey bir arada bulunamaz. Birisine kıymet vermek, ötekini aşağılamak olur.

 Kur’ân-ı kerîmde, Tevbe sûresinin yetmişüçüncü âyetinde meâlen, (Ey yüce Peygamber! Kâfirlere ve münâfıklara karşı cihâd et! Onlara sert davran!) buyuruldu. Hulk-i azîm sâhibi olan, çok merhametli olan Peygamberine, [İslâm dînine ve müslimânlara saldıran] kâfirlerle cihâd etmeği, onlara karşı sert davranmağı emr ediyor. Bundan anlaşılıyor ki, islâma saldıranlara sert davranmak da, hulk-ı azîmdir. İslâma izzet vermek, kıymetini artdırmak için, küfrü ve kâfirleri ya’nî İslâm dînine ve müslimânlara saldıranları kötülemek, onları aşağı tutmak lâzımdır. Böyle kâfirlere kıymet vermek, onları yüksek tutmak, İslâmiyyeti ve müslimânları kötülemek, aşağılamak olur. Kâfirlere kıymet vermek demek, onları üstün tutmak, karşılarında eğilmek olmakla berâber, onlarla birlikde bulunmak, konuşmak, görüşmek de, onlara kıymet vermek olur. İslâm düşmanlarından, İslâmiyyete saldıranlardan, köpekden kaçar gibi kaçmak, onların pis ve alçak olduklarını bilmek lâzımdır. İslâm dînine saldıran, bir mevkı’, makâm sâhibi ise ve bir müslimânın bu kimseye bir işi düşerse ve bu işi muhakkak onun yapması îcâb ederse, abdesthâneye gider gibi, işi bitirinciye kadar yanına gidilir. Fekat, yine o alçağa kıymet verecek birşey söylenmez ve böyle bir hareket yapılmaz. Olgun bir müslimân, onun yüzünü görmemek için, o işinden bile vaz geçer. Onun zehrli, zararlı sözlerini işitmekden, Cehennemlik yüzünü görmekden kurtulur. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde böyle kâfirlerin kendisine ve sevgili Peygamberine düşmân olduklarını bildiriyor. Allahü teâlânın ve Onun Resûlünün düşmânları ile [Müslimânlara gerici diyenler ile] düşüp kalkmak, o alçaklarla arkadaşlık etmek büyük cinâyet, çok çirkin bir suç olur. Bu kimselerle görüşmek, arkadaşlık etmek, çeşidli zararlara sebeb olur. Bu zararların en küçüğü, insan onların arasında Allahın emrlerini yapamaz. Küfre sebeb olan şeylerden kaçınamaz. Bu vazîfeleri yapmağa sıkılır. Arkadaşlarından utanır, çok küçük görünen bu zarar, dikkat edilirse, pek büyükdür. Allahü teâlânın dînine saldıranlar ile arkadaşlık etmek, onlarla görüşmek, insanı Allahü teâlâya ve Onun Peygamberine “aleyhissalâtü vesselâm” düşman olmağa kadar sürükler. Bir kimse, kendini müslimân sanır. Kelime-i tevhîd okur. İnanıyorum der. Müslimân olduğunu söyler. Hâlbuki kâfirlerle, münâfıklarla görüşerek, konuşarak onun müslimânlığı, îmânı saf ve temiz kalmaz. Hattâ, büsbütün gider de, farkında bile olmaz. Allahü teâlâ, hepimizi, nefslerimizin kötülüğünden ve amellerimizin bozuk olmasından korusun!

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori Fıkıh ve Akaid, Genel, İtikadi Meseleler | Yorum Yok


Giriş
ListeNur.de - islami siteler listesi