İmam Nevevi’nin Zalim İdarecilerle Mücadelesi
İmam Nevevi; İslâm tarihinde en önde gelen fıkıh âlimlerindendir. Tüm İslâm tarihi boyunca İslâm âlimlerinden en bilgili on âlim zikredilecek olsa İmam Nevevi bu seçkin on fukahanın içerisinde yer alır. Sahih-i Müslim’i şerh etmiştir. Ayrıca “el-Mecmu’ufı’l-fıkh” isimli bir eseri de vardır. İbn Kesir, Nevevi’nin bu kitabı hakkında “benzeri bir kitap telif olunmamıştır” diyerek bahsetmektedir.
Medine İslâm Üniversitesi’nde, İmam Nevevi Şerhi ve Sahihi Müslim, öğrencilere ücretsiz olarak dağıtılır. Bir defasında küçük bir öğrenci grubu 18 ciltlik İmam Nevevi’nin Sahihi Müslim Şerhini tekrar yetkililere iade ediyor ve “Biz Nevevi’nin kitaplarını istemiyoruz” Neden? Çünkü onun akidesinde bozukluk var! İmam Nevevi’ye dil uzatmaya cesaret edebilmek, akidesinde bozukluk var, -Allahu Ekber! Daha dün yumurtadan çıktın, bugün elini olgunlaşmamış üzüm salkımına uzatıyor- onun kitaplarını istemiyoruz diyebilmek..! Eğer Nevevi böyle olursa İbn Hacer el-As-kalani de böyle olur. Filan te’vilcidir, falan Eşari’dir vs. gibi ifadelerden sonra ulemadan geriye kim kalır? İslâm ümmetinin âlimlerinden hiç kimse kalmaz. Sen gelir bu fakih alimlerin bizler için yaptıkları büyük surları yıkmaya çalışır; üzerine bir çizgi çeker veya tek bir kelimeyle hepsini hiçe sayarsan geriye ne kalır? Bütün ümmet bunların sözlerini kabul edip kendilerine saygı gösterirken, senin bu şazz ve tutarsız durumun neyi ifade eder? Tüm İslâm ümmeti İmam Nevevi ile İbn Hacer’in ilminde ve takvasında ittifak eylemiştir. İbn Hacer, hadis ilminde emiril mü’minin mertebesindedir. Henüz daha abdest almasını doğru dürüst bilmez, sabah namazını kuşluk vakti kılar ve İmam Nevevi’ye ya da Seyyid Kutub’a dil uzatmaya cüret eder. Şu kâfirdir ya da bu kâfirdir diye tekfirde bulunur.
Sevdiğim ve güvendiğim bir kardeşim bana şunu anlattı: Müslüman bir genç, cihad için yanına gelir. O da cihad için gelen, tanıyıp sevdiği bu müslümanı evinde ağırlar. Yedirir, içirir ve yatağında yatırır. Daha sonra da havaalanında onu yolcu etmeye gider. O müslüman misafirde kendisini ağırlayanın oğluna; “Allah için babana buğz ediyorum. Çünkü baban, Müslüman Kardeşler cemaatindendir” der. İşte, iyiliğin karşılığı!
Allah’ın yolundan engelleyip de iyi niyetinden yaptığının farkında olmayanlardan bir ikincisi de işte budur! “Amellerinin kötülüğü onlara (şeytan tarafından) cazib gösterilmiştir.” (Tevbe, 37) Ey kalpleri evirip çeviren, kalbimizi dinin üzerine sabit kıl.
Ey Cebrail’in, Mikail’in ve İsrafil’in Rabbi olan Allah’ım, göklerin ve yerin yaratıcısı, gaybın ve hazırın âlimi! İhtilaf ettikleri şeylerde kulların arasında hükmedecek Sensin, hakta ihtilaf edilen şeylerde izninle bizleri hakka ve doğruluğa ulaştır. Şüphesiz Sen dilediğini sıratı müstakime ulaştırırsın.
posted on Ekim 6th, 2008 at 19:15