Muhammedilerin İlim Yurdu

Ehl-i Kitab İle Savaşın Gereklilikleri

3rd Mayıs 2008

Ehl-i Kitab İle Savaşın Gereklilikleri

Ehl-i Kitab İle Savaşın Gerekleri

“Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyenlerle, Allah’ın ve Rasulü’nün haram kıldığım haram saymayanlarla ve hak dini din edinmeyenlerle, boyun eğip kendi elleriyle cizye verinceye dek savaşınız.” (Tevbe, 29)

Bu âyet-i kerimede yüce Allah, kitap ehli ile savaşmanın üç gerekçesini bildirmektedir:

*Birinci gerekçe: Şüphesiz ki onlar Allah’a da ahiret gününe de iman etmezler.

*İkinci gerekçe: Şüphesiz ki onlar Allah’ın ve Resulünün haram kıldığı şeyleri haram kılmazlar.

*Üçüncü gerekçe: Şüphesiz ki onlar hak dini din edinmezler.

İşte bu üç gerekçe âyet-i kerimede beyan olunmuştur. İbnü’l-Arabi’nin İbn Akil’den naklettiği şu sözleri ne kadar hoştur. İbn Arabi diyor ki: “Ben Ebu’1-Vefa Ali bin Akil’in bir tartışma meclisinde bu âyet-i kerimeyi okuyup bunu çeşitli hükümlere delil gösterdiğini işittim.

Ali bin Akil âyetin onları öldürün bölümünü okuyunca “işte bu cezadır” dedi. Allah’a iman etmezler bölümünü okuyunca, “bu da cezayı gerektiren suçun açıklanmasıdır” dedi. Ahiret gününe iman etmiyorlar bölümünü okuyunca da “bu da suçun pekiştirilmesidir” dedi. Allah’ın ve Resulünün haram kıldığını haram kılmazlar bölümünü okuyunca “bu da amelleri ile Allah’a karşı çıkma hususunda suçlarının katmerli olduğunu beyan etmek dedir” dedi. Hak dini din edinmezler bölümünü okuyunca da “bu da saparak, inad ederek İslâm’a boyun eğmeyi gururlarına yedirmeyerek isyanlarının tekid edildiğine bir işarettir” dedi. Kendilerine kitap verilenlerden bölümünü okuyunca da “bu aleyhlerine olan delilin bir pekiştirilmesidir. Çünkü onlar Tevrat ve İncil’de Rasululullah’ı ve Kur’an’ı buluyorlardı. Buna rağmen iman etmemeleri aleyhlerine olan bir delildi” dedi. Boyun eğip bizzat kendi elleriyle cizye verinceye kadar bölümünü okuyunca da “onların cezalandırılmalarının ne maksatla yapıldığı beyan ediliyor ve bunların bu zilletten kurtulmaları için çareleri zikrediliyor” dedi.
Evet bu âyet-i kerimede, kendilerine kitap verilenlerle savaşmanın üç gerekçesi zikredilmiştir.
Dördüncü bir gerekçe ise; bundan sonra gelen şu âyette zikredilmiştir: “Yahudiler, “Üzeyir Allah’ın oğludur” dediler; Hristiyanlar da “Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla geveledikleri sözleridir ki, kendilerinden önceki kâfirlerin sözlerine benzetiyorlar.” Âyet-i kerimede “Üzeyir Allah’ın oğludur” diyen yahudilerin ve “İsa Mesih Allah’ın oğludur” diyen hristiyanların bu sözleri ile müşriklere benzedikleri zikredilmektedir. Çünkü müşrikler; “melekler Allah’ın kızlarıdır!” demekteydiler.

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori Cihad, Çeşitleri, Alakalı Konular, İlim Öğreniyorum | Yorum Yok

3rd Mayıs 2008

Ehl-i Kitab Cizyeyi Nasıl Öder?

Ehli Kitap Cizyeyi Nasıl Öder?
Âyet-i kerimede; “… Boyun eğip kendi elleriyle cizye verinceye dek…” buyurulmaktadır.
Subhanallah! Bu hayreti mucib bir hal. Çünkü Rasulullah (sav) şöyle buyurmaktadır: “Üstteki el alttaki elden (veren el alan elden) daha hayırlıdır.” Bu âyet-i kerimede ise cizyeyi veren el altta olan el olarak değerlendirilmiş ve veren el olmasına rağmen zelil ve aşağılık olarak vasfedilmiştir. “… Boyun eğip kendi elleriyle cizye verinceye dek…” buyurulmuştur. Müfessirler âyetin bu ifadesini şu şekilde izah etmişlerdir: Cizyeyi alan oturur halde olacak, veren ise ayakta verecektir.
Şafii mezhebindeki bir rivayette bu âyette geçen ve “boyun eğmek” diye tercüme edilen “es-siğar” ifadesi şöyle izah edilmiştir: Cizye alan memur sol eli ile hristiyanın veya yahudinin sakalını tutup kendine doğru çeker, hristiyan veya yahudi de sağ eli ile cizyesini verir. Evet… Şafiiler âyette geçen; “boyun eğmek” ifadesini bu şekilde vasıflandırmışlardır.

Âlimler şöyle demiştir: Cizyeyi ödeyecek kimsenin bizzat kendisinin ödemesi gereklidir. Yani aracı kullanarak; “işte bu falan kimsenin cizyesidir” diyerek beytul mala ödeyemez. Bizzat kendisinin ödemesi gerekir ki boyun eğme ve zillet gerçekleşmiş olsun.

Âlimler cizyenin miktarı hususunda farklı görüşler belirtmişlerdir.

a. İmam Şafii, cizyenin miktarının yılda bir dinar olduğunu ve bunda fakir ve zenginin eşit olarak değerlendirileceğini belirtmiştir.

b. Hanefi ve Maliki mezhebine mensub olan alimler ise: Fakirin yüda bir dinara tekabül eden on iki dirhem, orta hallinin iki dinara tekabül eden yirmi dört dirhem, zenginlerin ise dört dinara tekabül eden kırk sekiz dirhem ödemesi gerektiğini söylemişlerdir.
 Bazı âlimler de en azının bir dinar, en çoğunun ise sınırı olmadığını belirtmişlerdir.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:

“Kendilerine Kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyenlerle, Allah’ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayanlarla ve Hak dini din edinmeyenlerle, boyun eğip kendi elleriyle cizye verinceye dek savaşınız.” (Tevbe, 29)

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori Cihad, Çeşitleri, Alakalı Konular, İlim Öğreniyorum | Yorum Yok


Giriş
ListeNur.de - islami siteler listesi