Muhammedilerin İlim Yurdu

Vahiy ve Vahiy Çeşitleri - Rasulullah’a (sas) Vahyin Gelişi

8th Haziran 2008

Vahiy ve Vahiy Çeşitleri - Rasulullah’a (sas) Vahyin Gelişi

Lügatte sür’atli işaret, kitabet, risalet, ilham ve gizli kelam gibi çeşitli mânâlara gelen vahy; Yüce Allah’ın, dilediğini, peygamberlerine, dilediği tarzlarla bildirmesidir.

Yüce Allah; daha önceki peygamberlere vahyettiği gibi, Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.)a da vahyetmiştir.

Bu gerçek, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle açıklanır:

“Biz, Nuh’a, ondan sonraki peygamberlere variyetliğimiz ve İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, Yakub’un torunlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yûnus’a, Harun’a ve Süleyman’a vahyeylediğimiz ve Davud’a Zebur’u verdiğimiz gibi, şüphesiz, sana da vahyettik.

Öyle peygamberler (gönderdik ki), onların kıssalarını, önceden, sana bildirdik.

Yine, öyle peygamberler (gönderdik ki), sana onların kıssalarını bildirmedik.

Allah, Musa’ya da, hitap ile konuştu.”

Vahiy, Peygamberimiz (a.s.)a müteaddit tarzlarda gelmiştir.

1) Vahiy tarzlarından birisi, uykuda görülen ve görüldüğü gibi apaçık çıkan rüya tarzı dır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.)ın peygamberliği, vahyin bu tarzı ile başlamıştır. Zaten, vahiy peygamberlere uyanık iken geldiği gibi, uyurken rüyada da gelirdi .Peygamberlerin rüyaları, vahiydir.

Nitekim, İbrahim (a.s.)a, İsmail (a.s.) hakkındaki ilahî emr, rüyasında verilmişti.

Çünkü, peygamberlerin gözleri uyuşa da, kalbleri uyumaz.

Peygamberimiz (a.s.):

“Bana: ‘Yâ Muhammedi Gözlerin, uyusun! Kulağın, işitsin! Kalbin, ezberlesin!’ denildi.

Benim gözlerim uyudu. Kalbim ezberledi! Kulağım işitti.

Ey Âişe! Benim gözlerim uyur, kalbim uyumaz!” buyurmuştur.

Uyuyanın uykusunda bazı şeyler görmesine rüya ve hulm (düş) denir.

Fakat, rüyada görülen şeyler, daha çok hayır ve güzel şeyler üzerine olur.

Hulmda ise, görülen şeyler, daha çok çirkin şeyler üzerine olur.

Peygamberimiz (a.s.), rüya ve hulm hakkında şöyle buyurmuşlardır

**”Salih rüya Allah’tan, hulm ise şeytandandır.”

***”Zamanın sonu yaklaşınca, Müslümanların rüyası hemen hemen yanlış çıkmayacaktır.

Sizin en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir!

Rüya, üç çeşittir:

-Yüce Allah tarafından, (kuluna) müjde olan salih rüya,

-Şeytan tarafından, korku, üzüntü veren rüya,

-Kişinin kendi nefsinden, kendisine telkin mahiyetinde vâki olan* rüya!”

Şeytan; Âdem oğullarına karşı beslediği şiddetli düşmanlık sebebiyle, her zaman onlara sataşır, her yönden tuzaklar kurar, her yolla onların işlerini bozmak ister.

Gördükleri rüyalarını da, ya içlerine yanlışlar karıştırmak, ya da onlardan gaflete düşürmek suretiyle, onları belirsiz ve yararsız hale getirir.

Peygamberimiz (a.s.):

“Risalet de, nübüvvet de sona ermiştir!

Benden sonra (gelecek) ne resûl vardır, ne de nebi!” buyurunca, bu ashaba çok ağır geldi.

Bunun üzerine, Peygamberimiz (a.s.):

“Peygamberlikten, birşey kalmamıştır;  ama, mübeşşirat** vardır!” buyurdu.

“Yâ Rasûlallah! Mübeşşirat, nedir?” diye sordular.

Peygamberimiz (a.s.):

“Müslüman kimsenin rüyasıdır,salih rüyadır!

Salih rüya, peygamberlik işinin parçalarından bir parçadır.

Salih kişinin gördüğü rüya,peygamberlik işinin kırkaltı parçasından bir parçadır!” buyurdu.

Salih rüyanın peygamberlik işinin kırkaltı parçasından bir parça oluşu; Peygamberimiz (a.s.)ın peygamberlik süresinin, onüç yıl Mekke’de, on yıl da Medine’de olmak üzere, yirmiüç yıl olup, bunun ilk altı aylık kısmının sadık ve salih rüyalar görmekle geçmiş bulunduğuna ve bunun da yirmiüç yılın kırkaltıda birini teşkil ettiğine göredir.

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori İlim Öğreniyorum | 1 Yorum


Giriş
ListeNur.de - islami siteler listesi