Muhammediler İlim Yurdu

İlahi Ve Hak Din Sadece İslam’dır

29th Ekim 2008

İlahi Ve Hak Din Sadece İslam’dır

ALLAH katında Hak din, sadece İslam’dır. İslam Dini’nden başka ilahi ve hak olan bir din yoktur. Yahudilik ve Hıristiyanlık (Nasraniyet) ise, semavi ve hak din değillerdir. Belki bu dinler, etbaları tarafından sonradan ihdas edilmiş beşeri ve batıl birer dindir.

Yahudi kelimesi, buzağıya tapmaktan tevbe ettikleri vakit İsrail oğullarına takılmış bir addır. Bir rivayete göre de Hazret-i Yakub’un en büyük oğlu Yahuza’ya nisbet edilmiştir. Nasara kelimesi ise, Hazret-i İsa (a.s.)’ın indiği Nasıra kasabasına nisbettir diyenler vardır. Bir rivayete göre Hazret-i İsa (a.s.)’ın Al-i İmran 52, Saf 14 ayetlerinde geçen مَنْ اَنْصَارى اِلَى اللّهِ ifadesinden alınmıştır.

ALLAH katında Hak din, sadece İslam Dini olduğu, İslam Dini’nden başka semavi ve hak olan bir din bulunmadığını Cenab-ı Hak Al-i İmran suresi 19-20. ayet-i kerimelerinde şöyle buyurmaktadır:

اِنَّ الدّينَ عِنْدَ اللّهِ الْاِسْلَامُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذينَ اُوتُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَنْ يَكْفُرْ بِايَاتِ اللّهِ فَاِنَّ اللّهَ سَريعُ الْحِسَابِ

“(ALLAHu Teala katında hak ve razı olunan din, ancak Din-i İslam’dır.) Binaenaleyh Din-i İslam’dan başka hak ve geçerli bir din yoktur. (Kendilerine kitap verilen Hıristiyan ve Yahudiler, Hazret-i MUHAMMED (a.s.m.)’ın hak Peygamber ve dininin hak din olduğunu bildikten sonra, hasedlerinden dolayı yani riyasetlerini kaybetmemek için İslam Dini hakkında ihtilafa düştüler. Kim ALLAH’ın ayetlerini inkar ederse, şübhe yok ki ALLAH, onun cezasını vermekte çok çabuk hesab görücüdür.)

ALLAHu Teala Hazretleri bu ayet-i celilesinde Yahudilikten daha üstün bir din olmadığını iddia eden Yahudilerle, Hıristiyanlığın en üstün din olduğunu iddia eden Hıristiyanları reddetmek üzere اِنَّ الدّينَ عِنْدَ اللّهِ الْاِسْلَامُ “ALLAHu Teala katında makbul ve razı olunan din, ancak Din-i İslam’dır.” buyurdu.

Beyzavi’nin ve diğer tefsirlerin beyanlarına göre bu ayette kitap verilenlerden murad, Yahudi ve Hıristiyanlardır. Hakkında ihtilafa düştükleri şey ise Din-i İslam’dır. Çünkü bazıları İslam Dininin hakkaniyetini kabul ederek iman ettiler, bazıları da İslam’ı kabul etmediler.

Yahut kendi dinlerine (Hazret-i Musa ve Hazret-i İsa (a.s.)’ın dini olan İslam’ın hak din olduğuna) dair ilim hasıl olduktan sonra yani bunu bildikleri halde kendi peygamberlerinin dinlerinde ihtilaf ettiler. Zira Hazret-i Musa (a.s.) Tevrat ile geldi, Tevrat’ın ahkamını beyan edip vefat edince Yahudiler, batıl itikadlar icad ettiler ve hatta “Üzeyr ALLAH’ın oğludur.” (Tevbe / 29) “Biz Yahudiler ALLAH’ın oğullarıyız.” (Maide / 18) demeye cür’et ettiler, semavi olan Tevrat’ı tahrif edip Hazret-i Musa’nın dini olan İslam Dini yerine Yahudilik dinini ihdas ettiler. Keza Hazret-i İsa (a.s.), İncilin ahkamını onlara beyan ettikten sonra Hazret-i İsa (a.s.)’ın semaya urucundan (yükselişinden) sonra bir çok ihtilafa düştüler ve hatta kimileri “İsa ALLAH’dır.” (Maide / 72), kimileri “İsa, ALLAH’ın oğludur.” (Tevbe / 29), kimileri de “Biz Hıristiyanlar ALLAH’ın oğullarıyız.” (Maide / 18) gibi küfrî ve hurafevari sözleri demeye cür’et ettiler, semavi olan İncil’i tahrif edip Hazret-i İsa’nın dini olan İslam yerine küfür ve hurafelerle dolu Nasraniyet (Hıristiyanlık) dinini ihdas ettiler.

Katade bu ayet-i kerimenin tefsiri hususunda şöyle diyor: “İslam, ALLAH’ın teşri’ buyurduğu ve seçtiği bir dindir. ALLAHu Teala, bütün peygamberlerini bu din ile göndermiştir ve bütün dostlarına o dini yaşamalarını emretmiştir. ALLAH (c.c) İslam’dan başka bir dini kabul etmez ve bu dinden başka bir din ile mütedeyyin olanları mükafatlandırmaz.”

Ebi Hatim, Dehhak’tan naklediyor: “ALLAH, her peygamberi İslam Dini ile göndermiştir.”
(ed-Durru’l-Mensur)

İbn Kesir bu ayet-i kerimenin tefsiri hakkında şöyle diyor:

“ALLAH, İslam Dininden başka bir dini kabul etmez. İslam Dini de ALLAH’ın değişik zamanlarda göndermiş olduğu peygamberlere tabi olmaktan ibarettir. Peygamberlik müessesesi de Hazret-i MUHAMMED (a.s.m) ile hitam bulmuştur. O MUHAMMED (a.s.m) ki Ona iman ve ittiba etmeden ALLAH’a giden bütün yollar kapalıdır. Kim Hazret-i MUHAMMED (a.s.m)’ın peygamber olarak gönderilmesinden sonra Onun dininden başka bir din ile ALLAH’ın huzuruna varırsa, o din asla ondan kabul olunmaz.”

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori Tefsir, İlim Öğreniyorum | Yorum Yok

29th Ekim 2008

Hz. İbrahim Müslümandır ve Sadece Müslümanların Babasıdır

 Hazret-i İbrahim (a.s.)’ın dini İslam’dır. Yahudilik ve Hıristiyanlık değildir. Zira ALLAH katında hak din, İslamdır. Yahudilik ve Hıristiyanlık ise hak bir din değildir ki, İbrahim (a.s.) bu dinlere mensup olsun. Hem Tevrat ve İncil, Hazret-i İbrahim (a.s.)’dan sonra nazil olmuş, Yahudilik ve Hıristiyanlık dinleri de Tevrat ve İncil’in tahrifinden sonra ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla Hazret-i İbrahim (a.s.)’ın Yahudi veya Hıristiyan olması ve üç dinin babası olması mümkün değildir. Belki Hazret-i İbrahim (a.s.), Müslümanların babasıdır. Hazret-i İbrahim (a.s.)’a üç dinin babasıdır demek, Yahudilik ve Hıristiyanlık dinine meşruiyet kazandırmaktır, Hazret-i İbrahim (a.s.)’a bir iftiradır. Bu da İslam’ın inancına zıddır.

Hazın ve Beydavi tefsirlerinde zikredildiğine göre; müfessirle buyurmuşlardır ki: Necran cemaati Medineye geldiğinde Yahudilerle toplanarak İbrahim (a.s) hakkında mücadele ettiler. Şöyle ki; Hıristiyanlar İbrahim (a.s)’ın bir Nasrani (Hıristiyan) olup kendilerinin de onun dini üzere bulunduklarını ve O’nun en yakını olduklarını iddia ettiler.

Yahudiler ise, Hayır O bir Yahudi idi diyerek kendilerinin O’nun dininde olduklarını ve insanlar arasında O’nun en yakını bulunduklarını söylediler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) Efendimizin “İki fırka da İbrahim (a.s)’dan ve O’nun dininden uzaktırlar. Bilakis O bir Hanif ve Müslim ( bütün batıllardan hakka dönmüş bir Müslüman) dı. Esasında ben O’nun dini üzerindeyim. Siz de O’nun dini olan İslam’a uyun!” buyurması üzerine ALLAHu Teala Al-i İmran suresinin 65-68 ayet-i kerimelerini inzal buyurarak Yahudilik ve Hıristiyanlığın ancak Tevrat ve İncil’in inmesinden sonra ortaya çıktıklarını Tevrat ve İncil’in ise İbrahim (a.s)’dan çok uzun zaman sonra indiklerini açıklayarak onların en büyük bir ahmaklık içinde olduklarını ortaya koymuştur. Zira İbrahim (a.s) ile Musa (a.s) arasında bin sene, İsa (a.s) ile İbrahim (a.s) arasında ise iki bin sene kadar bir zaman geçmiştir ki, İbrahim (a.s)’ın kendinden çok zaman sonra meydana çıkan bu milletlere ve onların batıl dinlerine mensub olması mümkün değildir.

Binaen aleyh Cenab-ı Hak, Yahudilerin bu iddialarının açık bir yalan ve boş bir iddia olduğunu açıklamak için ayet-i celilenin sonunda “Siz hiç düşünmez misiniz?” buyurarak onlara bu kadar açık bir yalanı söyler de hiç düşünmez misiniz? Sizin hiç aklınız yokmudur. En aşağı derecede aklı olan bir kimse bile herkesin bildiği bu gibi bir gerçeğin tersini iddiaya cesaret edemez. Çünkü İbrahim (a.s) zamanında henüz ortaya çıkmamış Yahudilik veya Hıristiyanlık namları altında birer dini O’na isnad etmek kadar ahmakça bir şey olamaz buyurmak istemiştir.

Gerçi bütün Peygamberlerin Dini olan İslamiyet de İbrahim (a.s)’dan çok sonra dünyaya teşrif eden Efendimiz (a.s.m) vasıtasıyla parlamışsa da Kur’an-ı Kerim bize İbrahim (a.s)’ın hanif ve Müslim olduğunu açıkladığından İbrahim (a.s)’ın Müslüman olduğunu iddia etmemiz gerçeğe uygundur.

İbrahim (a.s)’ın Müslüman olduğunu iddia etmek, Yahudi ve Hıristiyanların iddialarına benzetilemez. Zira Tevratta İbrahim (a.s)’ın Yahudi olduğuna, İncil’de de Hıristiyan olduğuna dair hiçbir açıklama olmadığından onların iddiaları delilsizdir. Ama İbrahim (a.s)’ın Müslüman olduğu Kur’an-ı Kerimin bir çok ayet-i kerimesinin ifadeleriyle sabittir.

Cenab-ı Hak, Yahudilik ve Hıristiyanlığın İbrahim (a.s)’dan sonra meydana çıktığını, Yahudi ve Hıristiyanların iddia ettikleri gibi dolayısıyla İbrahim (a.s)’ın Yahudi ve Hıristiyan olmadığını, Hanif ve Müslim olduğunu beyan zımnında Al-i İmran suresi 65-68. ayet-i kerimelerinde şöyle buyurmaktadır:
يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تُحَآجُّونَ فِي إِبْرَاهِيمَ وَمَا أُنزِلَتِ التَّورَاةُ وَالإنجِيلُ إِلاَّ مِن بَعْدِهِ
أَفَلاَ تَعْقِلُونَ
“(Ey ehl-i kitab! Hz. İbrahim’in Yahudi veya Hıristiyan olduğu hakkında niçin mücadele ediyorsunuz? Halbuki Tevrat ve İncil, İbrahim’den sonra indirildi.) O halde İbrahim (a.s)’ın Yahudi veya Hıristiyan olması akıldan uzak bir şeydir. (Siz hiç düşünmez misiniz?” Yani Tevrat ve İncil, Hazret-i İbrahim’den sonra indirilmiş iken, Tevrat ve İncil’in inzalinden daha sonra icad ettiğiniz Yahudilik ve Hıristiyanlığa İbrahim’in mensub olduğunu nasıl iddia ediyorsunuz?
Al-i İmran 65
Kurtubi, Müfessir Zeccac’dan bu ayet-i kerime hakkında şunu nakleder:

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori Tefsir, İlim Öğreniyorum | Yorum Yok

29th Ekim 2008

Bütün Peygamberlerin Dini İslamdır

Hazret-i Adem (a.s.)’dan Hazret-i MUHAMMED (a.s.m.)’a kadar (Hazret-i Musa ve Hazret-i İsa dahil) bütün Peygamberlerin dini İslam’dır. Yahudilik ve Hıristiyanlık ise sonradan ihdas edilmiş muharref dinlerdir. Haşa! Hiçbir Peygamber, Yahudilik ve Hıristiyanlık dinine mensub değildir. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Azimuşşanın bir çok ayet-i kerimesinde bu hakikati ifade etmiştir. Nümune olarak birkaçını zikrediyoruz:

وَوَصّى بِهَا اِبْرهيمُ بَنيهِ وَيَعْقُوبُ يَا بَنِىَّ اِنَّ اللّهَ اصْطَفى لَكُمُ الدّينَ فَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

“Hazret-i İbrahim, oğullarına İslam dinini vasiyet etti ve Din-i Hak olan İslam üzere sebat etmelerini emretti. Hazret-i Yakub da oğullarına İslam Dinini tavsiye etti ve şöyle dedi: Ey oğullarım! Şübhe yok ki ALLAHu Teala, razı olduğu İslam Dinini sizin için seçti. O halde siz ancak “Müslüman” olarak can verin.” Bakara 132

Beyzavi’nin beyanına göre Yahudiler, Resulullah (a.s.m.)’a “Sen bilmez misin Yakub (a.s.) vefat edeceği sırada evladlarına Yahudilik Dinini tavsiye etti.” Demeleri üzerine onları tekzib için ayet-i celile, Hazret-i Yakub (a.s.)’ın vefat edeceği sırada evladlarına “İslamiyet” üzere sebat etmelerini vasiyet ettiğini beyan hakkında nazil olmuştur.

Demek diğer peygamberler gibi İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve bunların neslinden gelen bütün peygamberlerin dini İslam’dır. Yahudilik ve Hıristiyanlık, Tevrat ve İncil geldikten sonra onların din adamları kisvesi altındaki ahbar ve ruhbanlar tarafından ihdas edilmiş, uydurulmuş hurafe birer dindir.

اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُ اِذْ قَالَ لِبَنيهِ مَاتَعْبُدُونَ مِنْ بَعْدى قَالُوا نَعْبُدُ اِلهَكَ وَاِلهَ ابَائِكَ اِبْرهيمَ وَاِسْمعيلَ وَاِسْحقَ اِلهًا وَاحِدًا وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ

“Yoksa Hazret-i Yakub’a ölüm geldiği vakit, siz ey Yahudiler orada hazır mıydınız? O vakit Hazret-i Yakub oğullarına şöyle sual etti ve dedi ki: ‘Benim vefatımdan sonra siz, kime ve hangi şeye ibadet edeceksiniz?’ Oğulları dediler ki: ‘Biz Senin ve babaların İbrahim ve İsmail ve İshak (a.s.)’ın ibadet ettikleri Mabud-u bi’l-Hak olan ALLAHu Tealaya ibadet ederiz ve biz, O ALLAH’ın emrine boyun eğen Müslümanlarız.” Bakara 133

وَقَالُوا كُونُوا هُودًا اَوْ نَصَارى تَهْتَدُوا قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرهيمَ حَنيفًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكينَ

“(Yahudiler, insanlara Yahudi olun!) Yani Yahudi alimlerinin heva-i nefislerinden icad ettiği ve Tevrat’a uymayan Yahudilik Dinine inanın (ki hidayette olasınız ve Hıristiyanlar da, insanlara Hıristiyan olun!) Yani Hıristiyan alimlerinin heva-i nefislerinden icad ettiği Tevrat ve İncil’e uymayan Hıristiyanlık dinine inanın (ki hidayette olasınız dediler. Sen de ki: Öyle değil, biz hanif olan İbrahim’in milletine (dinine) tabi oluruz ki, O İbrahim, sizin gibi müşrik değildi. (Yani biz, Yahudilik ve Hıristiyanlığa değil, millet-i İbrahim’e yani Hazret-i İbrahim (a.s.)’ın dini olan İslamiyet’e tabiyiz. Sizler ise Tevrat ve İncil’i tahrif etmek suretiyle Yahudilik ve Hıristiyanlık namları altında yeni birer din ihdas edip o muharref dinleri, Hak Din olan İslamiyet yerine ikame etmekle müşriklerden oldunuz.) Bakara 135

قُولُوا امَنَّا بِاللّهِ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَا اُنْزِلَ اِلى اِبْرهيمَ وَاِسْمعيلَ وَاِسْحقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَا اُوتِىَ مُوسى وَعيسى وَمَا اُوتِىَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْ لَانُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ

“(Ey mü’minler, siz deyin ki biz ALLAH’a ve bize indirdiğine (Kur’an’a) ve İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına) Yani İbrahim ve İshak’ın torunlarına, Ya’kub’un oğullarına (indirdiğine ve Musa ve İsa’ya verilen Tevrat ve İncil’e ve rablerinden bütün diğer peygamberlere verilen suhuflara ve indirilen vahiylere iman ettik. Ve bu peygamberlerden hiçbirisini iman hususunda ayırt etmeyiz, hepsine birden iman getiririz ve biz, ALLAH’ın emrine teslim olan Müslümanlarız.)

İşte bu ayet-i kerimelerin sarahatinden anlaşılıyor ki bütün semavi kitabların hakikati birdir. O da İslam’dır. Demek bütün peygamberler ve ümmetleri, İslam dininin salikleri oldukları gibi: Ümmet-i MUHAMMED (a.s.m) da bütün Peygamberlerin dini olan İslam dininin salikleridirler.

Devamını Okumak İçin Tıkla »

Kategori Tefsir, İlim Öğreniyorum | Yorum Yok


Giriş
ListeNur.de - islami siteler listesi