Bütün Peygamberlerin Dini İslamdır
Hazret-i Adem (a.s.)’dan Hazret-i MUHAMMED (a.s.m.)’a kadar (Hazret-i Musa ve Hazret-i İsa dahil) bütün Peygamberlerin dini İslam’dır. Yahudilik ve Hıristiyanlık ise sonradan ihdas edilmiş muharref dinlerdir. Haşa! Hiçbir Peygamber, Yahudilik ve Hıristiyanlık dinine mensub değildir. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Azimuşşanın bir çok ayet-i kerimesinde bu hakikati ifade etmiştir. Nümune olarak birkaçını zikrediyoruz:
وَوَصّى بِهَا اِبْرهيمُ بَنيهِ وَيَعْقُوبُ يَا بَنِىَّ اِنَّ اللّهَ اصْطَفى لَكُمُ الدّينَ فَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ
“Hazret-i İbrahim, oğullarına İslam dinini vasiyet etti ve Din-i Hak olan İslam üzere sebat etmelerini emretti. Hazret-i Yakub da oğullarına İslam Dinini tavsiye etti ve şöyle dedi: Ey oğullarım! Şübhe yok ki ALLAHu Teala, razı olduğu İslam Dinini sizin için seçti. O halde siz ancak “Müslüman” olarak can verin.” Bakara 132
Beyzavi’nin beyanına göre Yahudiler, Resulullah (a.s.m.)’a “Sen bilmez misin Yakub (a.s.) vefat edeceği sırada evladlarına Yahudilik Dinini tavsiye etti.” Demeleri üzerine onları tekzib için ayet-i celile, Hazret-i Yakub (a.s.)’ın vefat edeceği sırada evladlarına “İslamiyet” üzere sebat etmelerini vasiyet ettiğini beyan hakkında nazil olmuştur.
Demek diğer peygamberler gibi İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve bunların neslinden gelen bütün peygamberlerin dini İslam’dır. Yahudilik ve Hıristiyanlık, Tevrat ve İncil geldikten sonra onların din adamları kisvesi altındaki ahbar ve ruhbanlar tarafından ihdas edilmiş, uydurulmuş hurafe birer dindir.
اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُ اِذْ قَالَ لِبَنيهِ مَاتَعْبُدُونَ مِنْ بَعْدى قَالُوا نَعْبُدُ اِلهَكَ وَاِلهَ ابَائِكَ اِبْرهيمَ وَاِسْمعيلَ وَاِسْحقَ اِلهًا وَاحِدًا وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
“Yoksa Hazret-i Yakub’a ölüm geldiği vakit, siz ey Yahudiler orada hazır mıydınız? O vakit Hazret-i Yakub oğullarına şöyle sual etti ve dedi ki: ‘Benim vefatımdan sonra siz, kime ve hangi şeye ibadet edeceksiniz?’ Oğulları dediler ki: ‘Biz Senin ve babaların İbrahim ve İsmail ve İshak (a.s.)’ın ibadet ettikleri Mabud-u bi’l-Hak olan ALLAHu Tealaya ibadet ederiz ve biz, O ALLAH’ın emrine boyun eğen Müslümanlarız.” Bakara 133
وَقَالُوا كُونُوا هُودًا اَوْ نَصَارى تَهْتَدُوا قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرهيمَ حَنيفًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكينَ
“(Yahudiler, insanlara Yahudi olun!) Yani Yahudi alimlerinin heva-i nefislerinden icad ettiği ve Tevrat’a uymayan Yahudilik Dinine inanın (ki hidayette olasınız ve Hıristiyanlar da, insanlara Hıristiyan olun!) Yani Hıristiyan alimlerinin heva-i nefislerinden icad ettiği Tevrat ve İncil’e uymayan Hıristiyanlık dinine inanın (ki hidayette olasınız dediler. Sen de ki: Öyle değil, biz hanif olan İbrahim’in milletine (dinine) tabi oluruz ki, O İbrahim, sizin gibi müşrik değildi. (Yani biz, Yahudilik ve Hıristiyanlığa değil, millet-i İbrahim’e yani Hazret-i İbrahim (a.s.)’ın dini olan İslamiyet’e tabiyiz. Sizler ise Tevrat ve İncil’i tahrif etmek suretiyle Yahudilik ve Hıristiyanlık namları altında yeni birer din ihdas edip o muharref dinleri, Hak Din olan İslamiyet yerine ikame etmekle müşriklerden oldunuz.) Bakara 135
قُولُوا امَنَّا بِاللّهِ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَا اُنْزِلَ اِلى اِبْرهيمَ وَاِسْمعيلَ وَاِسْحقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَا اُوتِىَ مُوسى وَعيسى وَمَا اُوتِىَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْ لَانُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
“(Ey mü’minler, siz deyin ki biz ALLAH’a ve bize indirdiğine (Kur’an’a) ve İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına) Yani İbrahim ve İshak’ın torunlarına, Ya’kub’un oğullarına (indirdiğine ve Musa ve İsa’ya verilen Tevrat ve İncil’e ve rablerinden bütün diğer peygamberlere verilen suhuflara ve indirilen vahiylere iman ettik. Ve bu peygamberlerden hiçbirisini iman hususunda ayırt etmeyiz, hepsine birden iman getiririz ve biz, ALLAH’ın emrine teslim olan Müslümanlarız.)
İşte bu ayet-i kerimelerin sarahatinden anlaşılıyor ki bütün semavi kitabların hakikati birdir. O da İslam’dır. Demek bütün peygamberler ve ümmetleri, İslam dininin salikleri oldukları gibi: Ümmet-i MUHAMMED (a.s.m) da bütün Peygamberlerin dini olan İslam dininin salikleridirler.
فَاِنْ امَنُوا بِمِثْلِ مَاامَنْتُمْ بِه فَقَدِ اهْتَدَوْا وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ فى شِقَاقٍ فَسَيَكْفيكَهُمُ اللّهُ وَهُوَ السَّميعُ الْعَليمُ
“(Eğer onlar, sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse o zaman hidayette olurlar.) Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar, sizin gibi iman ederlerse yani bütün peygamberlere ve bütün kitablara bahusus Tevrat ve İncil’de evsafı beyan edilen ahir zaman peygamberi Hazret-i MUHAMMED (a.s.m)’a ve O’na inzal olunan Kur’an-ı Azimu’ş-Şan’a iman ederlerse o zaman hidayettedirler. (Yok eğer böyle bir imandan yüz çevirirlerse, işte o zaman onlar) sabıkan beyan edildiği gibi kendi Peygamberlerinin dini olan (İslam Dininden ayrılmışlardır. ALLAH, onlara bedel sana kafidir, o her sesi işiten ve her şeyi bilendir.)
صِبْغَةَ اللّهِ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّهِ صِبْغَةً وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ
“(İslamiyet, öyle fıtri bir dindir ki, ALLAH insanı bu fıtrat dini üzerine yaratmıştır. ALLAH bizi, bu fıtrat boyasıyla yani İslamiyet’le boyamış. ALLAH’dan daha güzel boyayan kimdir? Biz, sadece ve sadece o ALLAH’a abidiz.) Öyle ise, Hıristiyanların inancına göre günahkarların vaftiz suyuyla temizlenmesi batıldır ve “Afuvv” ismine şerik koşmaktır.”
قُلْ اَتُحَاجُّونَنَا فِى اللّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ وَلَنَا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَ
“(Resulüm de ki: ALLAH bizim ve sizin rabbiniz olduğu halde onun hakkında) yani O’nun şe’ninde ve peygamberi sizden değil de Arab’dan seçmesi hususunda) bizimle mücadele mi ediyorsunuz?) Yani ALLAH-u Teala sizin rabbiniz olduğu gibi bizim de rabbimizdir. O halde sadece sizden değil, bizden de peygamber göndermesine bir mani yoktur. (Hak ve doğru olan amellerimiz bizimdir, batıl ve yanlış olan amelleriniz ise sizindir ve Dini yalnız ALLAH’a halis kılan sadece bizleriz.) Yani biz ehl-i tevhidiz, siz ise ehl-i şirksiniz.”
اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرهيمَ وَاِسْمعيلَ وَاِسْحقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُودًا اَوْ نَصَارى قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّهُ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّهِ وَمَا اللّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
“(Yoksa Yahudiler, “İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunları Yahudi idi”, Hıristiyanlar da “Onlar Hıristiyan idi” mi diyorlar? Sen, de ki: Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa ALLAH mı?) Yani hiçbir peygamber ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Bütün peygamberler, Müslümandı. Yahudilik ve Hıristiyanlığı ise sizler uydurdunuz ve o peygamberlere iftira ettiniz. (Yanında ALLAH’tan ona verilmiş bir ilim ve hüccet olduğu halde) yani Tevrat ve İncil’de hiçbir peygamberin Yahudi veya Hıristiyan olmadığını, bütün peygamberlerin Müslüman olduklarını bildikleri ve evsaf-ı Nebeviyeyi gördükleri halde) bu şehadeti gizleyenden daha zalim ve daha kafir kim vardır. ALLAH yaptığınız amellerden gafil değildir.)
Yani ey Yahudi ve Hıristiyanlar! Tevrat ve İncilde hiçbir peygamberin Yahudi ve Hıristiyan olmadığını bildiğiniz ve Resul-i Ekrem (a.s.m.)’ın vasıflarının kitaplarınızda yazılı olduğunu gördüğünüz halde bu iki hakikati inkar etmekle zalimliğinizi ortaya koyuyorsunuz.
Evet bu ayet-i kerime sarahaten ifade ediyor ki, ehl-i kitab olan Yahudi ve Hıristiyanlardan daha zalim kimse yoktur. Zira ALLAHu Teala, onların kitaplarında İbrahim (a.s.)’ın ve sair enbiyanın Yahudilik ve Hıristiyanlık dinleri üzerine olmadıklarına ve Ahir zaman Peygamberi Hazret-i MUHAMMED (a.s.m.)’ın risaletine şehadet ettiği halde onlar ALLAHu Tealanın bu şehadetini ketmettiler (gizlediler). Bununla zalimliklerini ortaya koydular.
İşte bu ayetler açıkça bildirmektedir ki; bütün peygamberler, İslam Dini’ne tabi olmuşlar ve bu dini ümmetlerine emretmişlerdir. Yahudilik ve Hıristiyanlık dinlerinin ise peygamberlerle ve semavi kitaplarla hiçbir alakası yoktur. Onlar Din-i Hak olan İslam’a girmekle emrolundukları halde, Tevrat ve İncili tahrif edip Yahudilik ve Hıristiyanlık namları altında muharref birer din ihdas etmekle müşrik oldular ve bununla da peygamberlerine iftira ettiler. Bu hakikat tefsir kitaplarında şöyle izah edilmektedir:
“Yahudiler, Tevrat’ı tahrif etmekle Yahudilik Dini’ni, Hıristiyanlar da İncil’i tahrif etmekle, Hıristiyanlık Dini’ni icat ettiler. Halbuki ALLAH katında yegane din İslam’dır. Yahudilik ve Hıristiyanlık ise, İlahi birer din olmayıp, sonradan ihdas edilen beşeri birer dindir. Yahudi ve Hıristiyanlar, bütün peygamberlerin dini olan İslamiyet’i terk edip yerine Yahudilik ve Hıristiyanlık namları altında yeni birer din ikame etmeleri sebebiyle küfre düştüler.”
(Tefsir-i İbn-i Ebi Hatim / 4 / 1102, Fethu’l-Kadir / 1 / 840, ed-Durru’l-Mensur / 2 / 421 )
NOT: Bütün peygamberlerin dini İslam olduğu hususunda daha tafsilatlı bilgi edinmek için Bakara: 128, 131, Al-i İmran: 52 Maide: 111 Yusuf: 101 Neml:31, 38, 42, 44 ayet-i kerimelerine bakılabilir.