7th
Mart
2008
“Fitne ortadan kalkıp Allah’ın dini tam anlamı ile egemen oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer yaptıklarına son verirlerse zalimlerden başkasına saldırılmaz.” Bakara 193Bu ayetin nüzul sebebine bakılarak her ne kadar o dönemin Arap yarımadasında egemen olan, sultası altına aldığı insanları müslüman olmaktan alıkoyarak Allah’ın dininin yayılmasını engelleyen müşrik düzenin hedef alındığı sonucuna varılırsa da ayetin kapsamı evrenseldir, direktifi süreklidir. Başka bir deyimle cihad, Kıyamet gününe kadar devam edecektir. Herhangi bir vakit zalim bir güç insanları Allah’ın dininden alıkoyarsa, insanların yüce Allah’ın çağrısını dinlemelerini ve haklılığına kanaat getirince bu çağrıyı kabul etmelerini engellerse, müslüman cemaat her an için bu zalim gücü ortadan kaldırarak insanları bunun baskısından kurtarmakla ve böylece özgür bir ortamda çağrıyı dinleyip gönüllü tercihleri ile yüce Allah’ın yolunu benimseyebilmelerini sağlamakla yükümlüdür.
Devamını Okumak İçin Tıkla »
Kategori Cihad, Çeşitleri, Alakalı Konular, İlim Öğreniyorum |
20th
Şubat
2008
İLİM ÖĞRENMEDEN, CİHAD OLMAZ” ŞÜPHESİNE CEVAP
Abdulkadir b. Abdulaziz
Cihaddan önce ilim öğrenilmesi gerektiği iddiasını ortaya atanlar, bu iddiaları ile farz-ı ayn olan şer’i ilimleri kastediyorlarsa, bunun en kısa zamanda yerine getirilebileceğini ve hükümlerin şer’i delillerini tafsilatlı olarak bilmenin farz-ı kifaye olmasından dolayı her kişi için gerekli olmadığını söylememiz gerekir. İbn-i Hacer, Kurtubi’nin şöyle dediğini nakleder: “Fetva imamları ve önceki selef imamlarının görüşü budur. Bunlardan bazıları bu görüşlerini, fıtratın aslı ile ilgili söylenenler ve Nebi’den (sallALLAHu aleyhi ve sellem) ve sahabeden (radıyALLAHu anhum) aktarılan ve gerek Nebi (sallALLAHu aleyhi ve sellem) olsun gerekse sahabe (radıyALLAHu anhum) olsun, kendilerine gelen bedevi Arapların iki şehadeti ikrar etmeleri ve İslam’ın hükümlerini yerine getirmelerini İslam’ları için yeterli görüp, bu hükümlerin delillerini de öğrenmelerini onlara şart koşmamaları ile ilgili olan mütevatir haberler ile delillendirmektedir.” (Fethu’l-Bari, 13/352)
Bu iddiayı ortaya atanların kastı, farz-ı kifaye olan ilimler ise ve bu ilimlerden belli bir miktarını öğrenmeden Müslümanın cihad edemeyeceğini söylemek istiyorlarsa, bu iki yönden hatalıdır:
Birinci Yön: Farz-ı kifaye olan ilmi, farz-ı ayn konumuna getirmektedirler. Bu ise, Müslümanların tamamının ilim öğrenmek için seferber olmalarına ve dolayısıyla da elde edilebilecek bir takım maslahatların iptaline sebep olur. Halbuki ALLAHu Teala bunu yasaklayarak şöyle buyurur:
“Mü’minlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminde bir grup dinde (dini ilimlerde) geniş bilgi elde etmek ve kavimleri (savaştan) döndüklerinde onları uyarmak için geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar.” (9 Tevbe/122)
Bu ayette ALLAHu Teala insanları, dinde geniş bilgi edinenler ve edinmeyenler olarak ikiye ayırmaktadır. ALLAHu Teala şöyle buyurur:
Devamını Okumak İçin Tıkla »
Kategori Cihad, Çeşitleri, Alakalı Konular, İlim Öğreniyorum |
20th
Şubat
2008
CİHAD
“İman edenler ALLAH yolunda cihad ederler. Küfredenler de tağut yolunda!..”
“Kendilerine kitap verilenlerden ALLAH’a ve ahiret gününe inanmayan, ALLAH’ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dinini din edinmeyen kimselerle, küçülüp boyun eğerek elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın.” (Tevbe Suresi, 24)
Bu ayet-i kerimeler: İnsanları insanlara köle yapan sistemleri yıkmayı açıkça emrediyor. Bütün insanlar ALLAH’ın kuludur. Hiç kimse kendinden uydurduğu sistemlerle ALLAH’ın kullarına hükmedemez. Bununla birlikte “Dinde zorlama yoktur” prensibi de mühimdir. Kulların kulluğundan kurtulduktan sonra inanç için zorlama yoktur.
Yukarıda açıkladığımız deliller İslam erlerinin benliğinde yer etmişti. Onlara niçin cihad ediyorsun diye sorulduğunda düşmanlara karşı vatanımızı korumak, İran ve Rumların bize karşı düşmanca davranışlarını önlemek, sınırlarımızı genişletmek, ganimet elde etmek için savaşıyoruz, diyene rastlanmamıştır. Onlar ALLAH’ın ulûhiyetini yeryüzünde açıkça ilan etmek, O’nun sistemini hayata hâkim kılmaya, şeytanların sistemini kovmaya, insanları kula kulluktan kurtarmayı gaye edindiklerini söylüyorlardı.
Onlar Rebia bin Amr, Huzeyfe bin Muhsin ve Muğire bin Şube’nin İran orduları başkomutanı Rüstem’e söylediklerinin aynısını ifade ediyorlardı. Rüstem bu İslam mücahitlerinin her birisini kadisiye savaşından üç gün önce: “Siz buralara niçin geldiniz?” diye sorduğunda şu ölümsüz cevabı almıştı: “ALLAH bizi yeryüzündeki insanları kullara kul olmaktan kurtarıp tek bir olan ALLAH’a kul etmek için gönderdi. ALLAH insanlara en son elçisini ve en son hak dinini gönderdi. Kim O’nun dinini kabul ederse, ona dokunmadan tekrar yurdumuza döneriz. Kim karşı çıkarsa onunla ya şehid olup cennete gidinceye kadar savaşırız, ya da galip gelip gazi oluncaya kadar cihad ederiz.”
Devamını Okumak İçin Tıkla »
Kategori Cihad, Çeşitleri, Alakalı Konular |